Genç diye kimseyi küçümsemeyin, yaşlı diye de kimseyi büyütmeyin gözünüzde. Dangalak mı değil mi sorun orada. Yüklendiği işin üstesinden gelebilen bir enerji ve özende mi, yoksa bin dereden su getirip kaytaran ve ipe un seren bir sünepelikte mi? İşte jean cocteau'nun enfes bir sözü gençlikle ihtiyarlık üstüne : "genç kalarak ölünebileceği gibi, ihtiyar olarak da doğulabilir dünyaya..
kendini yorgun hissetsen bile
başarı senden kaçsa bile
bir hata sana zarar verse bile
hatta ihanet sana acı verse bilebir hayal yoksa bile
gözyaşarı gözlerini yaksa bile
kimse gayretini fark etmesede bile
nankörlük ödülünün olsa bileanlayışsızlık seni gülmekten alıkoysa bile
ve hatta herşey hiçbir şey olsa bile
vazgeçme yeniden başla
herşey her zaman göründüğü gibi değildir (sy 119)
Ben Çetin Altan'ı Milliyet gazetesindeki yazarından tanıyordum. Bu kitabını bilerek isteyerek planlayarak aldım. Tahmin ettiğim gibi dolu dolu eğitici düşündürücü çok güzel yazılardan oluşuyor. Doğaya dair, siyasete dair okullara, öğrencilere, ekonomiye kitaplara, edebiyata dair yazılar var. Genel anlamda espritüel bir anlatımı vardır.
_____________________bir alıntı________
Gelelim şimdi başka bir soruna. neden aşkla şarap Aşkla rakıdan daha uyumlu durur birbirine? Çünkü Efendim Şarap öğlen- akşam hanımların da kolayca içebileceği 13 derecelik bir içkidir. rakı gibi viski gibi votka gibi 50 derece değildir. aynı içkiyi kadınla erkeğin ortak geçebilmesi ne demek? her iki taraf da, süper-ego kontrolünün hafiflemesi ve her iki tarafında görüntüsü sahtekarlıklarından arınarak kendi doğalıyla bütünleşmesi demek.
------------
Politikacılara gelince 100 bin tane de ancak bir tanesi başarılı sayılabilir onların. O da ancak gelecek kuşakların merakını kendisi hakkında hala taze tutarbiliyorsa.
Ayrıca başarıyı çok daha abartmamalı.. sağlığın yerindeyse, dünyanın her yerinde geçen bir mesleğin varsa, borcun da çok değilse yeter o kadarı da..