Değerli arkadaşlar bu kitapla ilgili en önemli eleştiri kaynakça kısmının olmamasıydı. Genel olarak yazar Atatürk'ün Kurtuluş mücadelesine ve günlük yaşamdaki doğal hayatına, anılarına, yaşadığı acı-tatlı olaylara yakından değinmiştir. Okuyunca bazan üzüntüden bazan mutluluk ve gururdan ağlamanız an meselesidir. Atatürk gibi istisna bir lider görülmemiştir. Bunu sözleri, davranışları, olaylara bakış açısı ve hoşgörülü duruşu göstermektedir. Bunu okuyarak yeniden öğrenmiş oldum ve gurur duydum bi daha. Birkaç bilgi vermek istiyorum. Örneğin : Mustafa Kemal'den 2 yaş küçük başka bir Mustafa Kemal de varmış ve bu genelde karıştırılarak Atatürk üzerinden karalama yapılıyor. Atatürk annesinin cenazesine katılamaz, 13 gün sonra kabrine gider. Zübeyde Hanım 4 çocuğunu kaydeder. Ali Rıza Bey 47 sinde vefat edince, Zübeyde Hanım 30 yaşındaydı ve iki kez evlendi Zübeyde Hanım. Mustafa Kemal Atatürk karikatürlerde kimi zaman düşmanın tuş eden güçlü kuvvetli güreşçi, kimi zaman en önde koşan atletti. Mustafa Kemal heyecan adamı değildi mantık adamıydı. Keskin ileri görüşlülüğü, yön tarif etme gücü müthişti. Dar ve donmuş kalıplara hapsolmadı hiç, geçmişin ölmüş değerlerini gelenek olarak kabul etmedi, bütün icraatlarından meşruluk duygusu hakimdi. Gerçekçi bir hümanisti, yaşamı durgun akan su gibi sessiz sedasız geçmedi. Umutlar, hayaller, savaşlar, yenilgiler, hayal kırıklıklarıyla geçti. 1937 yılında Münir Hayri Egeli ile "Ben bir İnkılap çocuğuyum" adlı senaryoyu yazdı fakat film çekilemedi. 1931 İstanbul Sokaklarında filmini İstiklal Caddesi'nde bir sinemada izledi. Asaf İlbay şöyle diyor:" Rüştiye talebesi iken Mustafa Kemal azınlıkların serbest hayatlarından yararlanarak edindiği birkaç dostunun evine gider, o dönemin modasına göre polka, mazurka, kadril ve Vals gibi