Cebirci Dayı

Cebirci Dayı
Hayat, bütün derinliğiyle görebilen gözler için sürekli bir mucize olarak çağlamaktadır
12 eylül'ün taaa..
Olaylara çok güzel, espritüel, sıra dışı bir bakış açısı var yazarın, bunu birkaç alıntıyla göstermek isterim: Bu kuşak 12 Eylül ile birlikte üstünden buldozer geçmişe döndü. Çoğu katledildi, kalanlar akıl almaz işkencelerden geçti. İşin bu bölümünü hepimiz az çok biliyoruz da asıl trajedi şu. 12 Eylül ile bir dönem bıçakla kesilmiş gibi bitirildi, yerine yeni bir dönem getirildi. Evet getirildi monte edildi. Bu yüzden bu kuşağın sağ kalanları yaşadığına bile pişman oldu. Sen hayatını okumanın öğrenmenin önemine, dostluk dürüstlük gibi kavramların insan sevgisinin yüceliğine ada, bunları ilke edinmek için yıllarca kendini eğit uğraş ver sonra da bir darbe yapsınlar ardından '' yeni dünya düzeni'' kuruldu diye bütün değer yargılarını iptal edip sadece köşe dönmeyi tek değer olarak sunsunlar. Bütün kuşak sudan çıkmış balığa döndü, dolandırıcılığa, adam öldürtmeye yalan dolana alışmadı bir türlü. O yüzden başarısız bir kuşak olarak tarihe geçti, en fazla kendi yağıyla kavrulan akademisyenler, bilim adamları falan olabildiler. Öyle sayılı zenginlere iş adamlarına bürokratlara siyaset erbaplarına bakın, pek fazla bulamazsınız bu kuşaktan. Oysa Beyoğlu'ndaki herhangi bir bara gidin, içip içip her konuda doğru yorumlar yapan çok güzel, çok tutarlı konuşan bir sürü adama rastlarsınız. Sadece konuşurlar, hayata karıştıkları an çuvallar hepsi, çünkü "babana bile acımayacaksın" şeklinde özetlenebilecek bu ekonomik sistemde tutunmaları imkansızdır, niyetlenseler bile tam kazığı atacakları anda içlerinde bir şeyler kıpırdanır, yüreklerinin ortasına bir şeyler saplanır kalır Elleri ayaklarına dolanır. Beceremezler (sy. 31 -------------- Siz de hissetmişsinizdir ölülerden hem de ölüleri yemekten söz eden bir yazıyı okumak hafif de olsa bir mide bulantısını neden oluyor. Çünkü
Sayfa 31 - Everest
İnsan ve Duygular
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Giren çıkan
Puan vermedi·154 syf.·
2023 4. kitabı
Diyebilirim ki Son 10 senedir okuduğum en güzel deneme örneği bu kitaptır, şöyle bir alıntı yapayım 'Hayat ağızdan çıkanlarla ağıza girenlerin bileşkesidir.' Son dönemde tıpta önemli bir gelişme oldu ve ağız tümörleri hakkında son bilimsel çalışmalarda tamamlandı, bilim adamları uğraştıkları çarpıcı sonuçları açıkladılar. ağız kanserine neden olan bir virüs tespit edildi ve bu virüsün oral seksle bulaştığı anlaşıldı. Bilin bakalım kimler inceledi ağız tümörünü. Elbette Fransızlar, adamlar hiç farkında değiller ama benim ' hayat ağızdan çıkanlarla ağza girenlerin bileşkesidir' 'şeklindeki tezimi de doğrulamış oldular. _____________ . Bu kuşak 12 Eylül ile birlikte üstünden buldozer geçmişe döndü. Çoğu katledildi, kalanlar akıl almaz işkencelerden geçti. İşin bu bölümünü hepimiz az çok biliyoruz da asıl trajedi şu. 12 Eylül ile bir dönem bıçakla kesilmiş gibi bitirildi, yerine yeni bir dönem getirildi. Evet getirildi monte edildi. Bu yüzden bu kuşağın sağ kalanları yaşadığına bile pişman oldu. Sen hayatını okumanın öğrenmenin önemine, dostluk dürüstlük gibi kavramların insan sevgisinin yüceliğine ada, bunları ilke edinmek için yıllarca kendini eğit uğraş ver sonra da bir darbe yapsınlar ardından '' yeni dünya düzeni'' kuruldu diye bütün değer yargılarını iptal edip sadece köşe dönmeyi tek değer olarak sunsunlar. Bütün kuşak sudan çıkmış balığa döndü, dolandırıcılığa, adam öldürtmeye yalan dolana alışmadı bir türlü. O yüzden başarısız bir kuşak olarak tarihe geçti, en fazla kendi yağıyla kavrulan akademisyenler, bilim adamları falan olabildiler. Öyle sayılı zenginlere iş adamlarına bürokratlara siyaset erbaplarına bakın, pek fazla bulamazsınız bu kuşaktan. Oysa Beyoğlu'ndaki herhangi bir bara gidin, içip içip her konuda doğru yorumlar yapan çok güzel, çok tutarlı
İçimde Bir Boşluk VarAltay Öktem · Everest Yayınları · 201138 okunma
Ak adam akakyeviç
Puan vermedi·72 syf.·
2023 3. kitabı
Kısa ama çarpıcı bir roman. Rusya'nın berbat dönemleri böyleymiş. Rus elitleri tarafından da baya tepki görmüş bu eser... Ezilen bir emekçi dünyası var karşımızda.. Zavallı Akakiy Akakyeviç binleri temsil ediyor. ____________________&_____&_______ Kısacası tüm ahali değişik şeylerle meşgulken akakyeviç kendini eğlendirecek bir şey asla yapmazdı, kimse onu bir akşam eğlencede görmemiştir ve gördüğünü de iddia etmemiştir. doyasıya yazı yazdıktan sonra yatmaya giderdi ve uyumadan daha gelecek günü düşündüğünde yüzünde bir gülümseme belirirdi. Tanrı yarın yazmak için de gönderir? Böylece dört yüz ruble maaşla kaderinden memnun yaşamayı bilen bu adamın hayatı sakince devam ediyordu. Belki de aynı şekilde derin yaşlılığa ulaşana dek devam edebilirdi.. ________________ Bir dönem Petersburg'da bir dedikodu yayıldı, bu dedikoduya göre Kalinkin köprüsünün yakınlarında ve ilerisinde geceleri memur görünümlü bir hortlak dolaşıyormuş, bu hortlak kendisinden çalınan bir paltoyu arıyor makam mevki bakmadan önüne çıkan herkesin sırtındaki paltoyu pamuklu olsun kedi kunduz, ayı, tilki, rakun veya Sansar Kürklü olsun ayırt etmeden kısaca insanoğlunun tenini saklamak için icat ettiği her tür kürk ya da deri paltoyu söküp alıyor ve topluyormuş. Departmanda çalışan memurlardan biri hortlağı kendi gözleriyle görmüş. Hemen de Akakiy Akakiyeviç olduğunu anlamış ancak öyle korkuya kapılmış ki koşabildiği kadar hızlı koşmuş ve iyice inceleyememiş. Onu, uzakta parmağı ile uyardığını görmüş her taraftan başkatipleri, masa başı memurları ve yazı başlık danışmanlarının geceleri devamlı meydana gelen palto hırsızlığından ötürü muzdarip olduklarına ve bu yüzden üşüdüklerine dair şikayetler gelmeye devam ediyordu. (Sy 56)
1000Kitap
PaltoNikolay Gogol · Tutku Yayınevi · 201746,2bin okunma
Gerasim eczaneye gitsin
5/10
·100 syf.·
2023 2. kitabı
Ivan İlyiç eve vardı ve karısına olanları anlatmaya başladı, karısı onu dinliyordu fakat hikayenin ortasında kızı başında şapkasıyla içeri girdi annesiyle dışarı çıkmak için hazırlanmıştı. İsteksizce bu can sıkıcı meseleyi dinlemek için oturdu, fakat uzun süre dayanamadı, annesi de sonuna kadar dinlemedi. 'pekala çok sevindim' dedi karısı, '' 'Öyleyse artık dikkatli ol. İlaçlarını düzenli al, reçeteni ver de gerisi mi eczaneye göndereyim" dedi ve giymeye gitti. __________ Sanki ağzında iğrenç bir koku varmış gibi geliyordu ve iştahıyla gücü iyice azalmıştı. Kendini kandırması imkansızdı:korkunç ,tuhaf ve önemli. Hayatında hiçbir zaman olmadığı kadar önemli bir şey oluyordu içinde, tek bildiği çevresindeki hiç kimsenin bunu anlamadığı ya da anlamak istemediği ve herkesin dünyadaki her şeyin eskisi gibi sürüp gittiğini düşündüğüydü. işte bu İvan İlyiç'e her şeyden çok acı veriyordu, evdekiler başta da gezegenliği tutan karısı ve kızı hiçbir şey anlamıyor, bunun somurtkanlığından ve mızmızlığından sanki o suçluymuş gibi hayıflanıyordu. İlyiç bunu görüyordu.
Edebiyat
İvan İlyiç'in ÖlümüLev Tolstoy · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202261,1bin okunma