Cebirci Dayı

Cebirci Dayı
Hayat, bütün derinliğiyle görebilen gözler için sürekli bir mucize olarak çağlamaktadır
Mösyo Othon
Puan vermedi·304 syf.·
2025 2. kitabı
Bu süre içinde kenti çevreleyen tüm banliyölerde çarşıya pazara ilkbahar geliyordu. Binlerce gül kaldırımlar boyunca satıcıların sepetlerinde soluyordu, iç bayıcı kokuları tüm kente dalga dalga yayılıyordu. Tramvaylar işe gidiş ve işten çıkış saatlerinde yine kalabalık gün içinde de boş ve pisti. Tarrou yaşlı adamcağızı gözlemliyordu, yaşlı adamcağız da kedilerin üzerine tükürüyordu. Grand her akşam gizemli çalışması için evine dönüyordu. Cottard gidip geliyor ve sorgu yargıcı Mösyö Othon hala cins hayvanlarla yaşamını sürdürüyordu. Yaşlı astım hastası bezelyeleri kaseden kaseye aktarıyordu ve bazen sakin ve ilgili havasıyla gazeteci Rampbert'e rastlanıyordu. Akşam aynı kalabalık sokakları dolduruyordu ve sinemaların önünde kuyruklar uzuyordu. Zaten salgın biraz geriler gibi oldu ve birkaç gün boyunca yalnızca 10 kadar ölü kaydedildi. Sonra birdenbire sayı ok gibi yükseldi ölü sayısı yeniden 30'a ulaştığı gün, Rieux valinin uzattığı resmi yazıya bakıyordu "korktular" diyordu vali. Telgrafta şöyle deniyordu : -"Veba durumunu ilan edin, kenti kapatın!" ( sy. 70)
VebaAlbert Camus · Can Yayınları · 202424,6bin okunma
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Mösyö madeline
Puan vermedi·216 syf.·
2025 1. kitabı
Cosette ve Marius, kendilerinden geçmiş ve gözyaşlarına boğulmuş olarak diz çöktüler, her biri Jean Valjan'ın bir elinin altındaydı ve o Yüce eller artık hareket etmiyorlardı. Jean Valjan arkaya doğru devrilmişti ve iki büyük şamdanın ışığı onu aydınlatıyordu. Bembeyaz suratı gökyüzüne bakıyordu. O artık ölmüştü O gece gökyüzü yıldızsızdı ve zifiri karanlıktı ama hiç kuşku yok ki devasa meleklerden biri karanlığın içinde kanatlarını açmış, onun ruhunu bekliyordu..
SefillerVictor Hugo · Serhat Yayınları · 2005105,3bin okunma
Ölümlü insanların ölümsüz öyküleri
Puan vermedi·192 syf.·
2023 5. kitabı
Kitap konu olarak birbirinden bağımsız olan 11 tane hikayeden oluşuyor, gerçekten okuduğunuz diğer hikayelerin hiçbirine benzemiyor. çoğu ütopik bikimkurgu hikayeler. Çok düşündürücü güzel parçalar. ----------1-------- Şimdi alevler kollarımdan omuzlarıma doğru tırmanıyor, çok korkuyorum. Çünkü yanarak öleceğim. Acı hissetmediğim için(SCN9A) şanslı olduğumu biliyorum ama yine de bedenimden yükselen yanık et kokusu burnuma doldukça dehşete kapılıyorum. Tüm nedenler, nasıllar, niçinler terk ediyor yavaşça zihnimi. Artık sormak istediğim tek bir soru bile yok. Sonra sesler ve kokular kayboluyor. Şimdi anlıyorum ki sanılanın aksine ölürken hayatımız film şeridi gibi gözlerimizin önünden geçmiyor. Demin yaptığım gibi ebediyete doğru çıktığımız bu son yolculukta hayat hikayemizi, bize eşlik eden Azrail'e anlatıyorum sadece... Sy. 111
1000Kitap
Ölümsüz ÖykülerKolektif · Hiç Yayınları · 201412 okunma
12 eylül'ün taaa..
Olaylara çok güzel, espritüel, sıra dışı bir bakış açısı var yazarın, bunu birkaç alıntıyla göstermek isterim: Bu kuşak 12 Eylül ile birlikte üstünden buldozer geçmişe döndü. Çoğu katledildi, kalanlar akıl almaz işkencelerden geçti. İşin bu bölümünü hepimiz az çok biliyoruz da asıl trajedi şu. 12 Eylül ile bir dönem bıçakla kesilmiş gibi bitirildi, yerine yeni bir dönem getirildi. Evet getirildi monte edildi. Bu yüzden bu kuşağın sağ kalanları yaşadığına bile pişman oldu. Sen hayatını okumanın öğrenmenin önemine, dostluk dürüstlük gibi kavramların insan sevgisinin yüceliğine ada, bunları ilke edinmek için yıllarca kendini eğit uğraş ver sonra da bir darbe yapsınlar ardından '' yeni dünya düzeni'' kuruldu diye bütün değer yargılarını iptal edip sadece köşe dönmeyi tek değer olarak sunsunlar. Bütün kuşak sudan çıkmış balığa döndü, dolandırıcılığa, adam öldürtmeye yalan dolana alışmadı bir türlü. O yüzden başarısız bir kuşak olarak tarihe geçti, en fazla kendi yağıyla kavrulan akademisyenler, bilim adamları falan olabildiler. Öyle sayılı zenginlere iş adamlarına bürokratlara siyaset erbaplarına bakın, pek fazla bulamazsınız bu kuşaktan. Oysa Beyoğlu'ndaki herhangi bir bara gidin, içip içip her konuda doğru yorumlar yapan çok güzel, çok tutarlı konuşan bir sürü adama rastlarsınız. Sadece konuşurlar, hayata karıştıkları an çuvallar hepsi, çünkü "babana bile acımayacaksın" şeklinde özetlenebilecek bu ekonomik sistemde tutunmaları imkansızdır, niyetlenseler bile tam kazığı atacakları anda içlerinde bir şeyler kıpırdanır, yüreklerinin ortasına bir şeyler saplanır kalır Elleri ayaklarına dolanır. Beceremezler (sy. 31 -------------- Siz de hissetmişsinizdir ölülerden hem de ölüleri yemekten söz eden bir yazıyı okumak hafif de olsa bir mide bulantısını neden oluyor. Çünkü
Sayfa 31 - Everest
İnsan ve Duygular
Giren çıkan
Puan vermedi·154 syf.·
2023 4. kitabı
Diyebilirim ki Son 10 senedir okuduğum en güzel deneme örneği bu kitaptır, şöyle bir alıntı yapayım 'Hayat ağızdan çıkanlarla ağıza girenlerin bileşkesidir.' Son dönemde tıpta önemli bir gelişme oldu ve ağız tümörleri hakkında son bilimsel çalışmalarda tamamlandı, bilim adamları uğraştıkları çarpıcı sonuçları açıkladılar. ağız kanserine neden olan bir virüs tespit edildi ve bu virüsün oral seksle bulaştığı anlaşıldı. Bilin bakalım kimler inceledi ağız tümörünü. Elbette Fransızlar, adamlar hiç farkında değiller ama benim ' hayat ağızdan çıkanlarla ağza girenlerin bileşkesidir' 'şeklindeki tezimi de doğrulamış oldular. _____________ . Bu kuşak 12 Eylül ile birlikte üstünden buldozer geçmişe döndü. Çoğu katledildi, kalanlar akıl almaz işkencelerden geçti. İşin bu bölümünü hepimiz az çok biliyoruz da asıl trajedi şu. 12 Eylül ile bir dönem bıçakla kesilmiş gibi bitirildi, yerine yeni bir dönem getirildi. Evet getirildi monte edildi. Bu yüzden bu kuşağın sağ kalanları yaşadığına bile pişman oldu. Sen hayatını okumanın öğrenmenin önemine, dostluk dürüstlük gibi kavramların insan sevgisinin yüceliğine ada, bunları ilke edinmek için yıllarca kendini eğit uğraş ver sonra da bir darbe yapsınlar ardından '' yeni dünya düzeni'' kuruldu diye bütün değer yargılarını iptal edip sadece köşe dönmeyi tek değer olarak sunsunlar. Bütün kuşak sudan çıkmış balığa döndü, dolandırıcılığa, adam öldürtmeye yalan dolana alışmadı bir türlü. O yüzden başarısız bir kuşak olarak tarihe geçti, en fazla kendi yağıyla kavrulan akademisyenler, bilim adamları falan olabildiler. Öyle sayılı zenginlere iş adamlarına bürokratlara siyaset erbaplarına bakın, pek fazla bulamazsınız bu kuşaktan. Oysa Beyoğlu'ndaki herhangi bir bara gidin, içip içip her konuda doğru yorumlar yapan çok güzel, çok tutarlı
İçimde Bir Boşluk VarAltay Öktem · Everest Yayınları · 201138 okunma