Cebirci Dayı

Cebirci Dayı
Hayat, bütün derinliğiyle görebilen gözler için sürekli bir mucize olarak çağlamaktadır
Çalışarak insan kendisine değerli bir konum elde edebilir. Bu sebeple gençlerimiz bağımsızlığın ancak çalışarak elde edileceğini unutmamalıdır. Elde edilecek olan bağımsızlık sadece maddi bir bağımsızlık değildir. Cehalet de kendi başına bir köleliktir. Boş bırakılmış zihinler bilgisizlik yüzünden hayatı zor ve çekilmez bulur, çalışkan biri ise kanıtlanarak sislerin arasından uçup vadilerin derinliklerine dalar. Ve burada insanların en asil ve en yüce olanlarıyla arkadaşlık eder. Büyük şairler ve bestecilerle birlikte filozofların ve sanatçıların yakın dostluğunun tadını çıkarır. Onun arkadaşlıklarını milyonerler bile kıskanır. (syf. 29)
Sayfa 29 - Flipper
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Taş devrindeki insanların ölüm deneyimini anlamak için önemli olan bir faktör vardır. Taş Devri ölüm dünyası bir ani ölüm alanıydı. Kazalar, travma, insan ve hayvan yırtıcılığı neredeyse hiçbir uyarı olmadan gerçekleşmektedir. Ve düşünme, hazırlanma için zaman bırakmamaktaydı.
Sayfa 45 - Phoenix
Aşık Veysel'in Ankara Maarif Koleji'ine geldiği günü hatırlıyorum, yanında küçük Veysel diye tanıttığı bir Aşık daha var. ikisi beraber çalıyorlar ve nedense benim duygu dünyamda büyük yer tutan bu olaya, benim öğrenci arkadaşlarım aldırmıyor. Oysa koca Veysel Bir efsane benim için. Onun gibi saz çalmaya uğraşan çocuk olarak, büyük Veyselle tanışmanın heyecanını yaşıyorum. 33 devirli plaktan tanıdığım ezgiler birbirini kovalıyor. Anadolu bilgesi Aşık Veysel "muhabbet bir ekin ekip yeşertmek" diyor "Sen Bir Ceylan Olsan Ben de Bir Avcı" dedikten sonra avına kıyamıyor ve Avcı'nın zalim tüfeği yerine sazını koyarak ekiliyor şöyle : "Avlasam çöllerde saz ile seni, bulunmaz dermanı yoktur ilacı, vursam yaralasam söz ile seni" Yüreğimin kökünde Aşık Veysel'in ve Anadolu'nun büyüklüğünü hissediyorum.
Sayfa 381 - DK
Haymana
8/10
·484 syf.·
2022 11. kitabı
Beğenerek okudum, beklentimi karşılayan bir kitap oldu. BİLGİ DOLUDUR. Sanattan bilime, edebiyattan siyasete, şiire, aşka, çocuk sevgisine,Osmanlıdan Ankara Haymana'ya, iklim ve uzay konusuna kadar birçok konuda köşe yazıları tarzında metinler bulunmaktadır. ___________ Bilindiği gibi çok tanrılı dinlerde Tanrıların değişik karakterler özellikleri ve birbirleriyle ilişkilerinden oluşan epey ilginç hikayeleri vardı. hatta bu tanrılar bazen ölümlü insanoğluyla da İlişkiye girerler, insanoğluna aşık olurlar, kız kaçırırlardı. Yunan tanrılarının Olimpos Dağı Maceraları o zamanın Dallas dizisi olarak binbir Entrika binbir Aşk intikam aldatma ve ihtiras öyküsüyle yoğrulmuştu. Insanlar hep Tanrıların maceralarını konuşur birbirlerine bu öyküleri anlatırlardı, mitoloji denilen şey de buradan doğmuştu. Çok tanrılı dinler yerini tek tanrıla dinlere bıraktığında artık halkın konuşacağı maceralar kalmamıştı. Evreni yaratan Tanrı daha önceki masal tanrıları gibi insani özellikler ve zaaflar taşımıyordu. Anlatılacak bir hikayesi ya da dedikodusu yoktu. İnsanlar terk ettikleri Tanrıların işlevini kraliyet Ailelerine ve toplumda önüne çıkmış ünlülere yüklediler. Zeus'un yerini Diana'lar, Eros'un yerini Madonna'lar aldı.
1000Kitap
Orta Zekâlılar CennetiZülfü Livaneli · Doğan Kitap · 20207,1bin okunma
Okul kitaplarında kısaca gerileme dönemi dediğimiz şey rüşvetti, yolsuzluktu, negatif seleksiyondu, devlet hazinesinin Galata bankörlerinden ve batıdan para dilenmesidir. Ahlaki çöküntüdür, yönetim kadrolarının yetersizliğidir. 16 yüzyıl başlarının muhteşem İmparatorluğunu dize getiren olay budur işte. Ama Osmanlı öylesine güçlü bir devlettir ki, çöküşü bile yüzyıllar almıştır. Toplumsal hafızamız, bu çöküş yüzyıllarının etkisi altındadır. Kuşaklar boyu süren çürüme içten içe işleyen bir iltihap gibi kanımızı zehirlemiştir ve şimdi de devam etmektedir. Kısacası "hasta adam" iyileşmemiştir. Türkiye Cumhuriyeti'nin yeni gelen kuşakları Mustafa Kemal Paşa'nın umutlu rüyasını bir karabasana dönüştürdüler..
Sayfa 152 - DK