Fevzi Paşa: bir ingiliz neferinin bile burnu kanamaksızın bizi bize kırdırmak istiyorlar.. malûmunuz olan hatt-ı hümayûnlar fetvâlar vesaire... İslâm'ı birbirine düşürmek için, misli görülmemiş bir İngiliz fitnesi... acı birer vesikadır... fakat Çanakkale'de nasıl aldandılarsa, Allah'ın izniyle, bundan da aldanacaklardır.
Türklerin bir özelliği de binalarında ihtişamdan kaçınmaları. Bu gibi şeylere önem vermeyi kendini beğenmişlik, gurur ve gösteriş addediyorlar. Evlerine, bir yolcunun hana baktığı gözle bakıyorlar. Onları hırsızlardan, sıcak, soğuk ve yağmurdan koruyorsa başka bir lüks aramazlar.
Türkler yiyecek konusunda o kadar sade ve yemek yeme zevkinden öyle uzak ki ekmek, tuz, biraz sarımsak veya soğan, birde adına yoğurt dedikleri bir çeşit mayalanmış sütten başka bir şey istemezler.
Hacı Murat, çevirmene, "Bir atasözümüz var," dedi. "Köpek eşeğe et, eşek de köpeğe kuru ot sunmuş, ikisi de aç kalmış... Her ulus kendi geleneğine bağlıdır."