Ölümün sükûnet içinde kabullenmeli. Ölümle başlamamış mıydı ilişkileri? Bu ilişkiyi ölüm İlmek ilmek dokunmamış mıydı? Onları ölümün soğuk nefesi bir araya getirmemiş miydi? Ölüm korkusu değil miydi kaçmalarına sebep? Ölüm bir gölge gibi peşlerine düşmemiş miydi, ölüm hep yörelerinde dolaşmamış mıydı? Hayatlarında ölüm ve aşktan başka bir şey kalmış mıydı?
Tebessüm ve gözyaşı. Kederli bir tebessüme eşlik eden gözyaşı. Hayatın oyunlarına, çaresizliklerine, hiç hesapta olmayan tuzaklarına başkaldıran birkaç damla gözyaşı.
Umutsuz kalan kişiler arasındaki beraberlik bağları kopar ve bu kişiler kendi kişisel çıkarları peşine düşerler. Umudun olmadığı koşullarda yaşanan ortak ızdırap, kişilerde beraberlik ve karşılıklı cömertlik yaratmaz. Eski Mısır'da köle olarak yaşayan Yahudilerin "hayatları haşin esaretle daha da kötüleşmişti" ve birbirleriyle didişip birbirlerini çekiştirip duruyorlardı. Bu insanları birbirlerine bağlamak ve yekvücut olmalarını sağlamak için Musa onlara vâdedilmiş toprakların umudunu vermek zorundaydı. Buchenwald Toplama Kampı'nda amutsuzluk içinde bulunan otuz bin kişi hiç birlikte hareket etmemişlerdi ve herhangi bir fedakârlığa hazır olduklarına dair bir belirti de göstermemişlerdi. Orada, özgür toplumların en açgözlü ve en yozlaşmış olanlarındakinden daha çok açgözlülük ve acımasız bir bencillik vardı. "Birbirine en iyi şekilde nasıl yardımcı olabileceklerini düşünecekleri yerde, bütün zekâlarını birbirlerine üstünlük ve baskı kurmak için kullanmışlardı."
Sayfa 95 - Şimdiki zamanın gözden düşürülmesi.·Kitabı okuyor