Dilşad Atay

Dilşad Atay
@AlicePendragon
Psikolog
Psikoloji
165 okur puanı
Mart 2020 tarihinde katıldı
Puan vermedi·195 syf.··
2024 124. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 04 Eylül 2024 14:07
Söyleyecek çok da şeyim yok aslında kitapla ilgili. Ayfer Tunç ne yazsa severek okuyorum. Keyifli dingin bir öğleden sonra bir dostla sohbet etmek tadında hikayeler. En çok da herkesin her şeyin yazılacak bir hikayesi vardır diye düşündürdüğü için beğendim bu kitabı. Apartman toplantısı hikayesini okurken tatlı bir umut doğdu içime, en çok o bölümü sevdim. Büyük beklentilere girmeden ama yine de ısrarla okumanızı tavsiye ederim.
Ömür Diyorlar BunaAyfer Tunç · Can Yayınları · 20141,469 okunma
Reklam
Puan vermedi·208 syf.··
2024 98. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 06 Temmuz 2024 11:52
Kıymetli bir arkadaşımın tavsiyesi ile okudum kitabı. İyi ki okumuşum. Başlangıçta klasik dönem bir aşk hikayesi hissiyatı verse de bir yandan da yaklaşan bir kaosu beklemeye başladığımı, kendimi buna hazırladığımı görüyorum. Arka kapak yazısı bu anlamda çok güzel tanımlıyor kitabı "dinginliği ve gerilimi aynı zaman aralığında veren". Yine de psikolojik çözümlemeleri bu kadar kuvvetli ve etkileyici beklemiyordum. Kitap gücünü sizi sona hazırlayıp, etkileyici bir kapanış yapmasıyla kazanıyor. O yüzden sonunu anlatıp, psikolojik altyapıdan bahsedip tadını kaçırmak istemem. Gerisini okuyacaklara bırakıyorum. Keyifli okumalar..
Katya'nın YazıTrevanian · E Yayınları - Yabancı Romanlar Dizisi · 20172,329 okunma
Özet niteliğindedir, kitaptan çok fazla bilgi barındırır.
10/10
·173 syf.··
Beğendi
·
2021 2. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 05 Ocak 2021 21:32
İNCELEME DENEMESİ "İnkar çok kıymetli bir savunma biçimi. Kendi bütünlüğünü. O bütünlük ne kadar yarım yamalak kırık dökük olsa da. İnsan hayatta kalabilmek için bir şeylere, iyi bildiği şeylere tutunmak zorunda. Kendi gerçekliği içinde tutarlı kalmalı tutunarak. Bir kez dağılırsa, hakikat parçalanırsa ... Tutunmadan yaşayamayan varlıklarız biz. Yer çekimi yokmuş gibi mutlaka bir şeylere tutunmak zorundayız. İnkar aile geleneğimiz. Tutunduğumuz elimizden gidince inkar ediyoruz hakikati. Ne kadar inkar etmek istesek de hakikat çok keskin, tartışılmaz ve yok sayılamaz olabiliyor. Çok acımasız. Ben böyle acımasızlık görmedim. O yüzden inkar ettim. Bir kalbim olduğunu." Kitapta beni en derinden yaralayan ve karakterlerin psikolojilerini de en çok açıkladığını düşündüğüm paragragraf oldu bu paragraf. Yazar karakterlerin psikolojik altyapılarını da öyle güzel hazırlamış ve öyle yerli yerine oturtmuş ki… Ayrıca tahlillerini de zaman zaman kendi yapmış, serpiştirivermiş kitaba. Başta karakterleri tanımakta zorlansam da sonradan içine çekildim tüm hikayenin. Dışarıya kendini kapatan, yardımları kabul etmeyen, kendi içlerinde yaşayan üç neslin sesini dinledim. Belki de bu yüzden bana kendilerini açmaları zaman almıştır diye düşünmeden de edemedim doğrusu. Anneanne Sabiha, anne Sezin ve kız Füsun. Ortak özellikleri alıntıda da söylendiği gibi kaçınma. Zaman zaman benzer zaman zaman zaman farklı acılar yaşasalar da hep aynı şekilde, kaçınarak, problemleriyle savaşmışlar. Herkes kendi bildiğince yaşar acısını, en iyi bildiği yöntemle çözer. Karakterlere yakından bakacak olursak Sabiha kişiliğini güzellik üzerine kurmuş, kendilik kavramını bu temeller üzerine oturtmuştur. Yangın sonucu yüzünün yarısını kaybeden Sabiha, kocası tarafından da terk edilmiştir. Tüm
KabukZeynep Kaçar · Sel Yayıncılık · 20181,634 okunma
Puan vermedi·142 syf.··
2020 243. kitabı
·
11 saatte okudu
·
Okunma: 17 Ekim 2020 20:21
Öncelikle kitabın dilinden bahsetmek istiyorum. Betimlemelere sık yer vermiş yazar, bu sayede hikayelerin daha çok içinde hissediyorsunuz. Ayrıca çok akıcı bir dille, zorlanmadan okunuyor. Zaman zaman da alaycı bir anlatımdan bahsedebiliriz sanırım, özellikle ilk öyküde... İçeriğe bakacak olursak da çoğu hikayede hayatı başka açılardan görüyoruz. Kimi öykü güldüren kimisi hüzünlendiren yaşantılar aktarıyor bizlere. Büyükten küçüğe, hırsızdan işçiye, aşıktan katile herkese dair bir hikaye bulabiliyorsunuz bu kitapta. Farklı duyguları, farklı karakterleri aktaran tüm bu hikâyeler bir toplumsal düzen ekseninde birleşiyor, bir öyküden diğerine geçerken yabancılık çektirmiyor bizlere.
Edebiyat
Aşk RüyasıMaksim Gorki · Karbon Kitaplar · 2019517 okunma
7/10
·232 syf.··
2020 227. kitabı
·
21 günde okudu
·
Okunma: 13 Eylül 2020 21:10
Bir kitapcıdan bir liraya buldum bu kitabı. Öyle büyük beklentilerle girmedi hayatıma. İşe giderken trende, vapurda okudum. Hayatın, işin, zamanın bunca karmaşası ve hızlılığına rağmen bütün sakinliği ve dinginliği ile rahatlattı beni. Okurken de şöyle düşündüm Japon kültürüne ilgimin olması sebebini; dışarıdan ne kadar sakin dingin görünüyorlar. Fakat her incelik, detay iç dünyalarında büyük tsunamiler yaratıyor. (Avrupa, Amerika gibi kültürlerin aksine, oralarda ise daha çok hareket, duygu var gibi. Oysa bana daha çabuk yanıp sönen alevleri anımsatıyorlar. Bu benim hissiyatım tabii ki.) Japonlarsa bende yavaş yavaş ama iç ısıtan bir ateş hissi uyandırıyor. Gerçekten doğayla ne kadar iç içe olduklarını görebiliyorsunuz. Doğayla birlikte yaşamak değil de doğanın bir parçası olmak... Ağır, sakin fakat fırtınaları da zor olan. Hani şu uzun ömürlü kaplumbağalar gibi. Bunların dışında kitabın içeriğinden bahsedecek olursam ikiz kız kardeşlerin birbirini bulmasını anlatan bir kesit hikayemiz. Sonuca bağlanmış bir sonu yok. Birinin hayatına bir evrede girmiş ve onun hikayesini dinlemişsiniz gibi düşünebilirsiniz. Zaman neler gösterecek, ilerde ne yapacaklar bunları bilmek için yaşamamız gerekiyor sanki. Bana bunları hissettirdiği için severek okudum bu kitabı. Sizlere de elbette tavsiye ederim.
KiyotoYasunari Kawabata · Cem Yayınevi · 20081,054 okunma
Reklam