📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
"Bir zamanlar genç ve güzel bir kız yaşıyormuş, söylediğim gibi, Medusa isminde. O kadar güzelmiş ki şöhreti tüm dünyaya yayılmışmış. İnsanlar onu bir kere olsun görebilmek için çok uzun yolculuklara çıkmayı bile göze alıyorlarmış. Eh, bu durum haliyle Medusa'yı da biraz şımartmış. Arkadaşlariyla konuşurken tanrıçalardan bile güzel olduğunu söylemeye başlamış, özellikle de tanrıça Athena'dan...
Akrabaları ve arkadaşları ona biraz daha alçak gönüllü olması için yalvarmışlar, çünkü Athena'nın ne kadar kıskanç ve zalim olduğunu biliyorlarmış. Ancak Medusa onların uyarılarına kulak asmamış. 'Beni kıskandığınız için öyle söylüyorsunuz. Ayrıca ben yalan söylemiyorum ki! Gerçekten de Athena'dan daha güzelim. İsterse gelsin, onunla boy ölçüşelim...' Eh, Athena da sonunda dayanamamış, o cahil genç kızı çirkin, korkunç bir canavara çevirmiş. Biliyorsunuz, hani yılan saçlı, bakışlarıyla insanları taşa dönüştürebilen o canavar...
Zavallı Medusa kimsenin kendisini bu halde görmemesi için bir mağaraya saklanıp, tek başına yaşamaya başlamış. Uzun zaman sonra bir kahraman gelmiş, onu öldürmüş ve mavi gözlerini yuvalarından çıkartıp bir tılsım olarak boynuna asmış. Sonradan bu inanış yaygınlaşmış, insanlar mavi boncukları kötü bakışlara karşı bir koruyucu olarak boyunlarına asmaya başlamışlar."
"Yakarmak, ağlamak bir reddediş, bir başkaldımadır. Ama ellerinden bir şey gelmediğini, gidenin geri gelmeyeceğini anlayıp susmak daha korkunçtur. Bu suskunlukta en karanlık düşünceler gelir insanın aklına."
"öldü mü?" Dedi Sophie. Neredeyse aptal bir içgüdüyle "daha bir saat önce yaşıyordu!" diyecekti. Kendini tuttu çünkü ölüm böyle bir şeydir: insanlar ölünceye kadar yaşarlar.