Bir tebessümü vardır ,dünyayı durduran,
zamanı bir anlığına
çocuksu bir oyuna çeviren.
Tebessümünde
henüz kirlenmemiş bir sabah saklıdır,
koşarak açılan pencereler,
dizleri yara bere içinde kalan
mutlu çocuklar gibi.
Doğaldır tebessümü;
ne saklanır ne süslenir,
olduğu gibi gelir insana,
bir rüzgârın yüzüne dokunuşu kadar gerçek.
Ve bazen
bir duaya dönüşür tebessümü;
dudaklardan değil,
kalbin en derin yerinden yükselen sessiz bir yakarış gibi.
İnsanın içindeki karanlığı aydınlatan,
yüreğe “geçecek” diyen
şefkatli bir dua olur.
Cesurdur,
hayata “buradayım” deyişi vardır içinde,
korkmadan tebessüm eder,
çünkü bilir:
Tebessüm de bir direniştir bazen.
Özgürdür tebessümü,