Geyik
Altunay... Canımı yaktın.. Geride iki yavrum kaldı. Bunun cezasını çekeceksin. Dilerim, Gök Tanrı'dan sana öyle bir sevda versin ki, ömrün boyunca yanasın.
Bir insan neden başkalarının yazdığı kitapları okumak için uğraşır?
Bir insan neden başkasının er ya da geç sıkıntı getireceğini bile bile sever?
Bir insan neden başkasının işi için çalışır?
Hepsinin yanıtı "Daha iyi bir hayat için uğraşıyorum." olabilir.
Hayatta okul, sevgi ve iş bile oyalanmak üzerine kuruludur.
Hayatta mümkün mertebe beklenti içerisine girmeyip beklentilerinize göre hareket ediniz.
Alik YILANKIRKAN
Türk Kağanı, her ne kadar Tanrı tarafından tayin edilmekteyse de o, Tanrı'nın yeryüzündeki temsilcisi veya gölgesi değildi. Esasında kağanın, Zerdüşt inancında olduğu gibi, yeryüzünün işlerini düzene koymak gibi bir vazifesi bulunmuyordu. O doğrudan Türk milletini yönetmek kağan olarak tayin edilmiş ve Türklerin işlerini düzene koyması için vazifelendirilmişti. Yönetme gücü Tanrı'dan geliyordu ama ülke Tanrı adına yönetilmiyordu. Bu yüzden toplumsal ilişkileri, umumi ve özel hukuku, tarihin derinliklerinden gelen yükbek tecrübeye dayalı töreler belirliyordu. İli ve töreyi tutmak, devleti kurup kanunları uygulanabilir kılmak anlamına geliyordu.
670'ten itibaren giderek toparlanmaya başlamış olan Türkler, Çin hakimiyetine karşı ilk defa Ordos bölgesinde ayaklandılar. Başlarınra Türk soylularından Prens Ni-shih-fu vardı. Ne var ki, başarı elde edemediler. Prens Ni-shih-fu yakalanarak Çin başkentine götürüldü, 679'da idam edildi. Bundan iki yıl sonra Göktürk soyundan A-shih-na Fu-nien ayaklandıysa da o da elli üç yoldaşıyla birlikte öldürüldü.
Çok ilerde de bir gün gelecek; dünya, dünya sanki bu insanlar hiç yaşamamış, bu savaşlar yapılmamış, bu acılar çekilmemiş, bu sevinçler tadılmamış, bu medeniyetler kurulmamış gibi bir sessizliğe bürünecek..