Lejyoner

Lejyoner
@Alpasino
Ne kadar yalansız yaşarsak o kadar iyi...
Puan vermedi·224 syf.··
2019 34. kitabı
Yeni nesil çocuklarda işler nasıl yürüyor bilmiyorum ama bizim gibi iki keskin çağın arasında doğanlar, büyüklerinin özellikle akşamları cılız ışıkta anlattıkları masallara bir nebze de olsa kulak kabartmışlardır.. Benim ninem de her fırsatta gerek terbiye etmek (ki genelde korkutarak) gerekse hayata karşı direncimizi arttırmak için nasihatler serpiştirilmiş bir takım masallar anlatırdı.. Bizler de gözümüzü titrek mum ışığından ayırmadan dinlerdik. Korktugumuz zamanlarda merakımız elimizden tutuyor, masalın devamını dinlememiz için bizi cesaretlendiriyordu. Boynumuza kadar üzerimize çektiğimiz yorgan da bizi bir nebze koruyurdu kötülüklerden... Şimdi sadece finalini tek hatırladığım bir masal kalmış aklımda. Nasretin Hoca mıydı? kimdi bilmiyorum ama hoca oldugu kesindi.. Hoca, kendine mezar niyetine bir çukur kazmış, cukura girmiş ve eşeginin semerini çukurun uzerine cekmiş (Güya ölmüştü) .. semerin hemen altından dışarıyı görebiliyordu ama kendinin öldüğüne kanaat getirdiğinden öylece duruyordu çukurda. Derken hemen karşısında bir ağaca bağladığı eşeğine kurtlar saldırmış. Éşek anırıyor, sahibinden yardım istercesine gözünü çukura dikiyordu.. Çukurun içinde herseye şahit olan hoca içinden derin bir ah çekip: - ben hayatta olsaydım sana yardım etmez miydim ey güzel eşeğim? Ama öldüğüm için elimden birsey gelmiyor.. *** Cengiz Aytmatov'un bu güzel eserinde de bu masala yakın bir durum var. Fakat baş karekter "Tanabay" masaldaki hoca gibi bunamış (veya sıyırmış) biri olmamasına rağmen gözünün önünde cereyan eden hicbir olumsuz olaya müdahale edemiyor. Hoca sıyırmış için müdahale edemiyor, Tanabay ise gücü olmadığı için... Sürekli kurtlara ( üstlerine) itaat etmekten başka bir çaresi olamayan Tanabay toplumdaki yoksulluk için cok calışıyor , didiniyor ama beyhude. Bir
Elveda GülsarıCengiz Aytmatov · Ötüken Neşriyat · 202321,2bin okunma
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Puan vermedi·447 syf.··
2019 26. kitabı
Öncelikle ince Memed'in dönemin KALIN kafalılarına karşı başkaldırısı ve akabinde meydana gelen olaylar silsilesini konu alan Üstad Yaşar Kemal'in bu kitabını okuma şansına nail olduğum için cok mutluyum. iki ateş arasında kalan köylülerin (ve de köylerin) umutları haline gelen ince Memed sıradan bir cocukken nasıl olur da eşkiya sülietinde bir kahramana evrildiğine ve o günün cevresel koşullarının buna da epey yatkın olduguna şahit oluyoruz... Haksızlık ve zulme karşı hepimizin içinde yüreğinin bir kuytusunda ince Memedvari bir yer vardır muhakkak. Yer yer duyarlı varlıklarız. Bir haksızlık sezinlediğimiz vakit buna mukabil bir reaksiyon gösteririz.Bu, kimi zaman elimizdeki bir pankartla veya ağzımızda bir sloganla açığa çıkar.. Ama ince Memed'in elinde bir silah ve avucunda kendi hayatı vardır. Yani onun sloganı canım feda... Eşkiyalar, çeteler, ağalar ve yanaşmaların hüküm sürdüğü bir ortamda insanların çıkış yolu olarak devlete degil de iyi niyetli eşkiyalara (!) bel bağladığını görmek hazin bir durum. Zira o zamanın güvenlik koşullarındaki açık böyle bir durumun ortaya cıkmasında direkt katkı sağladığı aşikar. Ama (en nefret ettigim kelime) Ben boylesine guzel ve hümanist duyguların yoğun olan bir eserde daha fazlasını beklerdim. Betimlemeler yerinde, uslup akıcı anlaşılır yalnız vurucu cümleleri az hatta neredeyse hiç yok. Yazar satır aralarında değil de konunun bütünü üzerinden mesaj vermeyi yeğlemiş. Dolaylı bir dil kullanmaktan imtina etmiş olmalı ki okuyucunun yorumuna bıraktığı pek birsey bulamazsınız yani böyle vurgusu yüksek, altını çizeceğiniz ve paylaşacağınız pek bir şey yok. Acı sadece acı, mutluluk sadece mutluluk. Bu durum bende kitaba karşı biraz hayalkırıklığına neden oldu doğrusu. Vay anam vay. Neyse bu benim kişisel kuruntum da olabilir
İnce Memed 1Yaşar Kemal · Tekin Yayınevi · 197974,4bin okunma
Korku nedir ne değildir?
Puan vermedi·80 syf.··
2019 24. kitabı
Korkunun kısır döngüsü icinde kafasi karışmış bir kadının, kendisini esir almış korkuyla (korkuya sebep olan nedenle) yüzleşmek istememesi, buna mukabil ölmeyi daha anlaşılır görmesine neden oluyor. Yani beşeri kaynaklı bir korku, ölüm korkusunu altediyor. Kompleks bir yapıya sahip olan korkunun kendine has bir doğası vardır, yaşanılan korku, hicbir korkuyla kıyaslanamaz ve de başka bir korkuya emsal gösterilemez. Bizler, küçüklü büyüklü korkuları (veya endişeleri) olan varlıklarız. Ve bazen üstesinden gelemedigimiz bu korkular çığ gibi birikip uzerimize çullanır. Bizler en vahşi hayvanları bile ehlileştiren üst akıllar, korkuyu ehlileştiremedik. Cünkü onu yaratan sebep bizleriz.. Bu hep korkunun galip geleceği anlamına gelmez tabi (haşa) bizler fırsatını bulduğumuz zamanlarda KORKUNUN ağzını burnunu kırarız. Bir ölüp bin doğarız... demirden koksaydık hızlı trene binmezdik.. korku dediğin tek dişi kalmış canavar. Heheyttt (İçimdeki korkuları bastırmak için bunları yazdım:) Allah bana hayırlı korkular nasip etsin) Kitaba dönecek olursak, Sweig, aldatmayı bir kadının gözünden anlatıyor olması gercekten ne denli bir usta yazar oldugunu ortaya seriyor. Okuyucuya kusursuz bir anlatim tekniğiyle ve konu bütünlüğünden sapmadan son sayfaya kadar refakat ediyor. Bu kadarı kafi, Korkmayın, Korkularınızla yüzleşin ve "Korku" yu okuyun:)
KorkuStefan Zweig · Türkiye İş Bankası Yayınları · 2022124,9bin okunma
Amok
Puan vermedi·64 syf.··
2019 23. kitabı
60 sayfadan oluşan bu ince kitabı elime alır almaz sayfalarının taşıdığı ağırlığı iliklerime kadar hissetim desem kimse inanmaz. Ama siz yine de inanın... Eminim okuyunca , içini boşalttığımız " sır" kelimesinin ne denli derin, geniş, ucsuz bucaksız, kimsesiz limansız (!) olduğunun görgü tanığı olacaksınız. Bu kadar yorum kafi. Bazı inceleme yazılarında oldugu gibi inceleme diye, kitapta ne olup bitigini anlatıp insanların okuma şefkini azaltmak istemedigimden, kitabın ismi olan "amok" u bile acıklamayacağıma dair söz verdim. Kime mi? italya açıklarinda cesedi sahile vurmuş bir doktora.. Iyi okumalar dilerim.
Amok KoşucusuStefan Zweig · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2021134,7bin okunma
Fareler ve zenginler!
Puan vermedi·126 syf.··
2019 22. kitabı
Klasik tabirle, uzun zamandır okumak istedigim bir kitaptı. Kitap, genel olarak 20.yy Amerikası'nın toplumsal bir takım gerçekliğini yalın ve akıcı bir uslupla anlatılmaktadır. Zenci - beyaz arasındaki sınıfsal farklılıkları ve yoksul - zengin yaşamları arasındaki uçurumu konu edinmekle birlikte, hayallerin hayal olarak kaldıgı teması baskındır.. Yazar John Steinbec'in de geçmişe gezgin bir işçi olarak calışmış olması belki de bu romanın doğmasına direkt katkı sağlamıştır. Olaylar, iki gezgin işçinin bir ciftlikten kaçıp baska bir ciftlikte işe girmesiyle başlar. Bunlar, Lennie( mental olarak geri kalmış, iri yarı cusseli fakat cok uysal. Küçük yumuşak tüylü nesneleri okşamayı sever. Bu bazen bir fare olsa bile... ama sevmeyi beceremez ki bir sekilde bu sevmeler başına dertler açar..Tek hayali bir ciftlikte bakabilecegi tavşanlara sahip olmak) George (uzun yıllar beraber calıştığı Lennie'nin korumalığnı mecburen ustlenmis, yer yer bundan pişmanlık duysa da yine de bu durumdan vazgecmeyen sadık bir dost) Kitap, bir çiftlikte neredeyse tek bir olay üzerinden final yapıyor. Ama sayfa sayısındaki kısa ömürlülüğünü barındırdığı alt mesajların zenginliğiyle kapatıyor. Kitap, okuyucuda başlangıçta eğlenceli bir serüven olacağı hissiyatı doğursa da sayfalar ilerledikçe dramatik bir hal alıyor.(bazıları ağlamasa bile en azından kirpiklerinin nemleneceğinden eminim).. Dramın zirve yaptıgı sonlarda ise George yakın arkadaşı Lennieyi vurmak zorunda kalıyor (ya da bırakılıyor) iyi okumalar dilerim. “Bizim gibilerin ailesi yoktur. Biraz paraları olduğunda hemen harcayıp bitirirler. Onları düşünen tek bir kişi bile yoktur bu dünyada…”
Fareler ve İnsanlarJohn Steinbeck · Sel Yayıncılık · 2023211,7bin okunma