Bu mutluluk Türklerin gelişi ile bir rüya oldu. Asya'nın Sami boyları, evre evre Türklerin boyunduruğu altına girdiler ve yavaş bir ölüme mahkum oldular. Malları, onlardan soyulup alındı ve ruhları, askeri yönetimin uyuşturucu soluğunda kuruyup soldu. Türk egemenliği bir jandarma düzeniydi ve Türk siyaset kuramı, pratiği kadar kabaydı.
Belki yanılıyorum, ama herhangi bir kimse hakkında, yalnızca gülüşüne bakarak hüküm vermek kabildir bence; onun için hiç tanımadığımız birinin gülüşü daha ilk karşılaşmanızda hoşunuza giderse,karşınızdakinin iyi bir adam olduğundan tereddüt etmeyiniz.
“Cin Ali’nin Babası” Öğretmen Rasim Kaygusuz, 1926 yılında Ankara’nın Ayaş ilçesine bağlı Zirkayı (Yenikayı) Köyü’nde doğdu. Babasının desteğiyle Çifteler Köy Enstitüsü'nde okumaya başladı. Hasanoğlan Köy Enstitüsü’nün ilk öğrencilerinden de biriydi. 1944 yılında mezun olup köyünün ilkokulunda öğretmenlik yapmaya başladığında henüz 18 yaşındaydı. Enstitüden marangozluk sanatıyla mezun oldu. Hem çok becerikliydi hem de enstitüde çok şey öğrenmişti. Köyüne ve öğrencilerine köyünün kalkınmasını sağlayacak her şeyi öğretti.
Rasim Kaygusuz, çocukları çok seven, şefkatli bir öğretmendi. Birinci sınıf öğretmenliğinin uzmanlık alanı olması gerektiğine inanıyordu. Oyunun da öğrenme sürecinin ayrılmaz bir parçası olduğunu düşünüyordu. Mesleğini daha iyi yapabilmenin yollarını arar, düşünür ve üretirdi. Kendini alanında daha da geliştirmek için Gazi Eğitim Fakültesi Pedagoji Bölümü’nü dışardan okudu. 1960 yılında mezun oldu. 1960 yılından itibaren dokuz tane oyunla okuma gereci icat etti.Bu başarılı çalışmaların son halkası olan Cin Ali 1968 yılında yazıldı.
“It was the best of times,
it was the worst of times,
it was the age of wisdom,
it was the age of foolishness,
it was the epoch of belief,
it was the epoch of incredulity,
it was the season of Light,
it was the season of Darkness,
it was the spring of hope,
it was the winter of despair,
we had everything before us, we had nothing before us, we were all going direct to Heaven, we were all going direct the other way’’