·
Okunma
·
Beğeni
·
2284
Gösterim
Adı:
Bilgeliğin Yedi Sütunu
Baskı tarihi:
Mayıs 2014
Sayfa sayısı:
704
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786055708924
Kitabın türü:
Çeviri:
Bilal Çölgeçen
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Chiviyazıları Yayınevi
Arap Başkaldırısının Gayri Resmi Tarihi "Bu günün hayalperestleri tehlikeli insanlardır, hayallerini gözleri açık gerçekleştirirler. Ben de böyle yaptım."

Tarihi bilgiler, I. Dünya Savaşı sırasında Arapların Türklere karşı başlattığı başkaldırı hareketinin bizzat mimarı, yönlendiricisi olan bir İngilizin gözüyle verilmektedir. Çağımızın en efsanevi casusu "Arabistanlı Lawrence" Osmanlının bölgedeki egemenliğine son verirken, bölgeye görevlisi olarak geldiği İngilizlerin de oyunlarını boşa çıkarmıştır.

"Arabistan'da Türklere karşı ayaklanmada bir İngiliz görevli... Ordu günlüğünü, çadır direğinin etrafında betimler. Tanımlamalar, f ilozof iler, duygular, maceralar ve hayallerle eşşiz bir şekilde dokur. Görevine müşkülpesent bir bilgelik, kusursuz bir hafıza, cesaret ve Oxford karakteriyle örülmüş bir stille, kendinden kuşkuya düşmesini engelleyen bir gözlem yeteneği ve her hâlükârda derin bir bağlılıkla yapar. Eşsiz bir tarih-roman..."
E.M. Forster-

"Yarım yüzyılda İngilizce yazılmış hiç bir eserin olmadığı kadar ölümsüzdür."
-John Buchan-

"Onun için tüm bir neslin nevrotik hastalığının acısını, sadece tek başına, çektiği söylenebilir." -Christopher Isherwood-

"Bu topraklardan Osmanlının gücü çekildikten sonra, Orta Doğu'da istikrar kayboldu. Kan hiç durmadı. Savaşlar hep devam etti."
-Usame Bin Ladin-3
(Tanıtım Bülteninden)
704 syf.
·7 günde
1916-1918 yılları arasında İngiliz irtibat Subayı olarak görev yapan T.E. Lawrence’ın Bilgeliğin Yedi Sütunu kitabı bir nevi T.E. Lawrence’ın otobiyografi kitabı olup; kitap, Arap isyanıyla ilgilidir. Arap isyanını detaylarıyla ele almıştır. Kitap ile yorumlara baktığımda; yayınlandığı günden itibaren tarihçilerin ve eleştirmenlerin gerçekleri tam yansıtmadığı konusunda hemfikir olduklarını gördüm. Ama kitap yine de o dönemdeki Araplar ve Osmanlı yönetimi hakkında bilgi vermesi açısından önemli bir eserdir. Lawrence kitabın başında “Kitap tarafsız gibi görünme niyetinde değildir.” diyerek Türk düşmanlığını kitabın her tarafına serpiştirmiştir. Arapları kandırırken de bu argümanları kullanmıştır. Kitabın Türklere hakaret edip, iftiralar attığı bölümlerini okurken aklıma GORA filmindeki Komutan Logar’a “Neden dünyalılardan bu kadar nefret ediyorsunuz?” sorusunun bir benzerini Lawrence’sa “Neden Türklerden bu kadar nefret ediyorsunuz?” diye sorasım geldi.:) Arap isyanının nasıl başladığını anlatırken; “Abdülhamit devrilince, daha az kurnaz olan Jön Türkler, onun politikasını tersine çevirip Şerif Hüseyin’i Mekke’ye emir olarak geri gönderdiler. Hüseyin, zaman geçirmeksizin, mütevazı bir şekilde emirliğin gücünü eski haline getirmek için çalışmaya koyuldu.” cümlesini söylüyor. [“Arap ayaklanması, aldatmacalarla başlamıştı. Şerif'ten yardım sağlamak amacıyla kabinemiz, Sir Henry Mcmahon aracılığıyla "müttefikimiz olan Fransa'nın da çıkarlarını korumak koşuluyla" Suriye ve Mezopotamya'da yerel hükümetlerin kurulmasına destek olmayı vaat etmişti. Ilımlı son koşul, aslında bir anlaşmayı gizliyordu. Fransa, ingiltere ve Rusya, vaat edilen bu topraklardan bir kısmını ilhak etmek ve geri kalan her yerde, kendi etki alanlarını kurmak için anlaşmışlardı.” “Araplara bağımsızlık vaat ederek onları bir yalan uğruna bizim için savaşmaya çağırıyoruz.” “Sahtekarlığı göze aldım, benim kanıma göre Doğu'da bizim ucuz ve hızlı zaferimiz için Arap yardımı gerekliydi ve kazanıp sözümüzü tutmamamız kaybetmekten daha iyidir.” “Bu adamlar, düşmana karşı içtenlikle savaşan bizim kuklalarımızdı.”] gibi cümleleriyle aslında Araplara bağımsızlık vereceklerini söyleyerek kandırdıklarını ve İngiltere için isyan çıkarttıklarını dile getiriyor. Kitapta bir de İngiliz diplomasisine ait bir örnek olarak İngiliz devletinin Ortadoğu'da bir iddiası olan herkesle yaptığı pazarlıkları görüyoruz. Lawrence, İstanbul yönetiminde bulunan Cemal Paşa'dan ziyade, 'Türklüğe' çok önem verdiği için Araplardan ayrılmaya çok da itiraz etmeyecek olan Mustafa Kemal'le daha kolay konuşabileceklerinden bahseder. Hatta Mustafa Kemal’in Kral Faysal’ın mektuplaştığından bahseder. Ayrıca kitapta Lawrence’ın yakalanıp, sonra kaçtığından bahseder. Aynı olayı daha önce Suriye sınırları içinde Jandarma komutanı olarak görev yapan Selahattin Günay anılarını anlattığı Bizi Kimlere Bırakıp Gidiyorsun Türk? adlı kitabında okumuştum. Kitabın fiziksel özelliklerinden bahsedersem kitabın yazı puntosu çok küçük. Gözü hem yoruyor hem de sayfa bitmiyor. Kitapta gereksiz ayrıntılar çoktu ve bu da beni çok yordu. Kitabın akıcılığı hiç yoktu, kurgusu yoktu ve 760 sayfa bitmek bilmedi.
Bütün insanlar düş görür ama farklı farklı. Geceleri düş görenler, sabah olup da uyanınca bunun boş bir hayalden ibaret olduğunu anlarlar. Gündüz düş görenler ise tehlikeli kimselerdir çünkü düşlerini gerçekleştirmek için düşlerindeki rolü gözleri açıkken de oynayabilirler.
Sahtekarlığı göze aldım, benim kanıma göre Doğu'da bizim ucuz ve hızlı zaferimiz için Arap yardımı gerekliydi ve kazanıp sözümüzü tutmamamız kaybetmekten daha iyidir.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Bilgeliğin Yedi Sütunu
Baskı tarihi:
Mayıs 2014
Sayfa sayısı:
704
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786055708924
Kitabın türü:
Çeviri:
Bilal Çölgeçen
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Chiviyazıları Yayınevi
Arap Başkaldırısının Gayri Resmi Tarihi "Bu günün hayalperestleri tehlikeli insanlardır, hayallerini gözleri açık gerçekleştirirler. Ben de böyle yaptım."

Tarihi bilgiler, I. Dünya Savaşı sırasında Arapların Türklere karşı başlattığı başkaldırı hareketinin bizzat mimarı, yönlendiricisi olan bir İngilizin gözüyle verilmektedir. Çağımızın en efsanevi casusu "Arabistanlı Lawrence" Osmanlının bölgedeki egemenliğine son verirken, bölgeye görevlisi olarak geldiği İngilizlerin de oyunlarını boşa çıkarmıştır.

"Arabistan'da Türklere karşı ayaklanmada bir İngiliz görevli... Ordu günlüğünü, çadır direğinin etrafında betimler. Tanımlamalar, f ilozof iler, duygular, maceralar ve hayallerle eşşiz bir şekilde dokur. Görevine müşkülpesent bir bilgelik, kusursuz bir hafıza, cesaret ve Oxford karakteriyle örülmüş bir stille, kendinden kuşkuya düşmesini engelleyen bir gözlem yeteneği ve her hâlükârda derin bir bağlılıkla yapar. Eşsiz bir tarih-roman..."
E.M. Forster-

"Yarım yüzyılda İngilizce yazılmış hiç bir eserin olmadığı kadar ölümsüzdür."
-John Buchan-

"Onun için tüm bir neslin nevrotik hastalığının acısını, sadece tek başına, çektiği söylenebilir." -Christopher Isherwood-

"Bu topraklardan Osmanlının gücü çekildikten sonra, Orta Doğu'da istikrar kayboldu. Kan hiç durmadı. Savaşlar hep devam etti."
-Usame Bin Ladin-3
(Tanıtım Bülteninden)

Kitabı okuyanlar 11 okur

  • AsilTürkBeyi
  • Hasan
  • NAZAR DÖLCEK
  • Oğuz
  • Mola Kartı
  • Halil İbrahim
  • Kürşat
  • Yusuf Yıldırım
  • N. Emre
  • ibrahim halil

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%75 (3)
9
%0
8
%25 (1)
7
%0
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0