Kaptan Mihalis

Nikos Kazancakis
Tahmini Okuma Süresi:
15 sa. 25 dk.
Sayfa Sayısı:
544
Basım Tarihi:
Ocak 1993
Yayınevi:
Can Yayınları
Orijinal Adı:
O Kapetan Mihalis
ISBN:
9789755102924
Ülke:
Türkiye
Dil:
Türkçe
Format:
Karton kapak
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

9/10
·544 syf.··
2021 19. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 17 Mayıs 2021 07:03
Merhaba, Kazancakis okurlarına selamlar! Zorba ile okurunu kendine hayran bırakan komşu yazarın eserlerini okumaya giriştim birkaç haftadır. Kardeş Kavgası ve ardından da Kaptan Mihalis geldi. Sırada Yeniden Çarmıha Gerilen İsa var. Şunu söyleyeyim: Bu adamın felsefi yanı da anlatıcı yanı da çok kuvvetliymiş. Kimi yerde alıyor insanı dağ taş, dere tepe gezdiriyor; kimi zaman da iki ihtiyarın diz dize oturup hayatlarının son demlerinde hayatı sorgulamalarını bir limon ağacının gölgesinde oturup siz de soluksuz dinliyorsunuz. Kitaba gelecek olursak, Rumlar, Osmanlılar ve ezeli müsabakanın alanı kadim Girit. Katliamlar, acılar, soylar, yiğitler, ağıt yakan kadınlar, tekerrürler... Bir Türk gözüyle okumak farklı tabii. Sonuçta yazar Yunan ve Osmanlı da o kadar gaddar ki onun nazarında. Bildiğimiz bir şey var: Bir yerde iki millet arası sürtüşme ve çekişme varsa, kayıtları tutan kalem hangi millettense kendine yontarak yazar. Ben hiç bu ırk ve milliyetçilik iplerinde cambazlık yapıp başımı ağrıtmadan söylemek istiyorum şunları: Kazancakis çağlar aşmış ve aşacak bir yazar. Okuru bol olsun. Kitaplarının bendeki çekiciliği ise kültürlerimizin çok yakın olması. Keşke Can Yayınları tekrar baskı yapsa bu güzel eseri arayıp da bulamayan herkes okusa. İyi günler dilerim.
Kaptan MihalisNikos Kazancakis · Can Yayınları · 199359 okunma

Yazar Hakkında

Nikos KazancakisYazar · 15 kitap
Nikos Kazancakis (Yunanca: Νίκος Καζαντζάκης) (d. 18 Şubat 1883, Kandiye, Osmanlı İmparatorluğu - ö. 26 Ekim 1957, Freiburg, Almanya), Yunan yazar, şair, siyasetçi ve filozof. 20. yüzyılın en önemli Yunan felsefecisi olduğu ve eserleri yabancı dillere en çok çevrilmiş olan Yunan yazarlardan olduğu düşünülmektedir. Fakat şu anki şöhretine, 1964 yılında gösterime girmiş olan Michael Cacoyannis'in yönetmiş olduğu Zorba adlı sinema filmiyle kavuşmuştur. Bu film, aynı ismi taşıyan kendi kitabından uyarlanmıştır. 20. yüzyılın en önemli Yunan felsefecisi olduğu ve eserleri yabancı dillere en çok çevrilmiş olan Yunan yazarlardan olduğu düşünülmektedir. Fakat şu anki şöhretine, 1964 yılında gösterime girmiş olan Michael Cacoyannis'in yönetmiş olduğu Zorba the Greek adlı sinema filmiyle kavuşmuştur. Bu film, aynı ismi taşıyan kendi kitabından uyarlanmıştır. Girit'te, ada hala Osmanlı yönetimindeyken, Kandiye ilinde dünyaya geldi. Bu tarihlerde, Girit adasında Osmanlı İmparatorluğu'ndan bağımsızlık kazanma amacıyla ayaklanmalar yaşanıyordu. Kendisinin evvelki eğitim dönemi hakkında fazla bir bilgi olmamasına rağmen, 1902'de Atina Üniversitesi'nde hukuk okumaya başladığı bilinmektedir. Hukuk öğreniminden mezun olduktan sonra, 1907'de ise felsefe üstüne çalışmak için Paris'e gitti. Burada Henri Bergson'la çalışma imkânı buldu. 1911 yılında Galatea Alexiou ile evlendi. Balkan Savaşları patladıktan sonra ise orduya katıldı. Savaş bittikten sonra ülkesine geri döndü ve felsefe hakkındaki çalışmaları Yunancaya çevirme çalışmalarına başladı. 1914 yılında, sonraki 2 yıl boyunca beraberce Yunan Hristiyan kültürünün ortaya çıkıp geliştiği yerleri gezeceği Angelos Sikelianos ile tanıştı. Bu gezilerinde Sikelianos'un milliyetçiliğinden oldukça etkilenmiş olduğu belirtilmektedir. 1922'den ölümüne kadar birçok ülkeyi dolaşarak, gezi yazıları formatında eserler verdi. Gezdiği şehirler/ülkeler ve bu şehirler/ülkelerde bulunduğu tarihler şöyledir: Paris ve Berlin (1922 - 1924), İtalya ve Rusya (1925), İspanya (1932), ve sonrasında Kıbrıs Adası, Aegina ""(Egina)"", Mısır, Sina Dağı, Çekoslovakya, Nice, Çin ve Japonya. Ayrıca Fransa'nın Nice şehrinde bulunduğu vakitlerde, Antibes yakınlarında bir villa satın almıştır. 1926 yılında ilk eşinden boşandı ve 1945'te, vefatına kadar birlikte olacağı Eleni Samiou ile evlendi. Berlin'de bulunduğu sıralarda, komünizm ile tanıştı ve sağlam bir Lenin hayranı oldu. Hiçbir zaman tamamıyla komunizme bağımlı bir yoldaş olmasa da, Sovyetler Birliği'ni ziyaret ettiği vakitlerde, Sol Muhalefet yanlısı politikacı ve yazar olan Victor Serge'nin yanında kaldı. Sovyetler'de bulunduğu sıralarda, Josef Stalin'in önemli bir politik şahsiyet olarak yükselişine tanıklık etti ve Sovyet tipi komünizmden soğumaya başladı. Bundan sonra, öncesinde sahip olduğu ve milliyetçiliği ağır basan fikirleri değişmeye ve yerini daha evrensel ideolojilere bırakmaya başladı. 1945'te, Yunanistan'da komünist olmayan küçük bir sol partinin başkanı oldu ve Yunan hükümetinde bakan olarak görev aldı. 1 sene sonra ise bu görevinden istifa etti. 1946'da, Yunan Yazarlar Topluluğu tarafından Angelos Sikelianos ile birlikte Nobel Edebiyat Ödülü için kurula tavsiye edildi. 1957 yılında, bu ödülü 1 oy farkı ile Albert Camus'ya kaptırdı. Camus ödülü aldıktan sonra, Kazancakis'in bu ödülü kendisinden yüzlerce kez daha fazla hakettiğini söylemiştir. 1956 yılında Viyana'da Uluslararası Barış Ödülü'nü aldı. 1957'nin sonlarına doğru, lösemi hastalığına yakalanmış olmasına rağmen Çin ve Japonya'ya son bir gezi turuna çıktı. Dönüş yolunda ise iyice hastalanan Kazancakis, Almanya'nın Freiburg kentinde vefat etti. Ortodoks kilisesi mezarlıkta defnedilmesine izin vermediğinden, Kandiye'yi çevreleyen Venedik surlarının kale burçlarından birinin altına gömüldü. Girit'te bulunan havaalanlarından birine ismi verilmiştir.