Tehlike yaklaşınca, insanın ruhunda iki eşit ses yükselir: Biri, çok makul olanı, tehlikenin boyutlarını inceden inceye düşünmesini, bundan kaçınmanın çaresini bulmasını ister insandan; öbürü, tehlikeyi düşünmenin çok ağır ve acılı bir şey olduğunu, her şeyi önceden görmenin insanın elinde olmadığını, bunun için en iyisi tehlike baş gösterinceye kadar ondan yüz çevirmek ve iyi şeyler düşünmek olduğunu söyler. Yalnızlıkta insan birinci sese kapılır, toplulukta İkinciye.
Mutluluk zor zanaat, özellikle de konu başkalarının mutluluğu olunca. İnsan eğer sorgulamaksızın kabullenmeye şartlandırılmamışsa, mutluluk, gerçekten çok daha zor bir uğraş.