Uykusuz salonların fazla sulanmış çiçekleri gibi inanıyorum gerçeklerin ortasında söylenen her yalana. Daha çabuk olmayacak ki başımın göğe ermesi, toprağın bu sululuğundan. Havanın bu kararsızlığından. Dünden beri zihnimde, hatalarımdan öcünü almış nasihatler. Düzeltmek istediğim eğri caddeler bir de sinirimi bozan dağınık balkonlar. Bitmemiş kitaplar, boyanmamış duvarlar. Yanıma gelen kırık bir hava, Hatırlı bir yeşil sabun kokusu, sıcak bir yaz günü ve yaz ortası giyilmiş eski dost çoraplar. İşte bundan böyle uykusuz salonlar...