Ali Sami Doğru

Ali Sami Doğru
Saltanatı boyunca, onun hükmüne karşı çıkan birçok yerleşik önder oldu, ama kolayca sindirdiği bu ayaklanmaların hiçbiri onun itibarını cidden sarsmadı. Onun açısından, daima meşgul tutmayı tercih ettiği büyük ordusuyla aynı yeri iki defa fethetmekte ve bir yerine iki kere fidye almakta hiçbir sakınca yoktu.
Tarih
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖

Ali Sami Doğru

, bir kitap okudu
Puan vermedi·352 syf.·
8 günde okudu
·
2021 2. kitabı
Kemal H. Karpat
7.8/10 · 335 okunma
Hiç boks maçına gitmediniz mi? İlk önce bakamayız bile! Sonra birdenbire heyecanlanırız, bir taraf tutarız. Bir an evvel, kafi derecede kuvvetli olmamasına kızarız. Haydi!... deriz, daha kuvvetli! daha müthiş!... deriz ve öyle olmadığı için üzülürüz. Fakat hangimiz o esnada o adamın yerinde bulunmayı isteriz? Hiçbirimiz, değil mi? Bunlar da öyle işte... Mücadeleyi bizim tarafımızdan seyrettiler. ve bizi alkışladılar. O anda çok samimi idiler. Fakat "ringe buyurun!" deyince işler değişti. Burada kendi menfaatleri, emniyetleri var!
Edebiyat
1855'te çıkarılan bir kanunla o zamana kadar yalnız Müslümanlar tarafından görülen askerlik hizmeti bütün tebaayı içine alacak şekilde genişletilmiştir. Böylece Osmanlı Devleti din ve dil farkı gözetmeksizin herkesin eşit şekilde hizmet göreceği bir ülke hâline getirilmek istenmekteydi. Ancak Hıristiyanlar çeşitli sebeplerle Avrupa devletlerinden de destek görerek askerlik hizmetine itiraz etmişler ve neticede bu hizmetten muaf tutulmuşlardır. Buna karşılık kendileri için "bedel-i askeriye" adıyla yeni bir vergi ihdas edilmiştir. Böylece vatanı korumak ve daha da ileriye gidersek kimi zaman onun uğruna ölmek görevi Türklerin omuzlarına yüklenmiştir; bu da zamanla Müslüman-Türk nüfusunun azalmasına yol açmıştır.
Tarih
Osmanlı Devleti, 1853'ten sonra dış ticaretinde açık vermeye başlamış ve artan harcamaları karşılamak için borç almak mecburiyetinde kalmıştır. Osmanlı parasının sürekli değer kaybetmesi de iktisadi vaziyetin kötüye gittiğine dair önemli bir delildir. Mesela 1814'te 23 kuruş olan sterlin, 1829'da 104 kuruşa çıkmıştır. Bu süre içerisinde altın paranın şekli ve ismi 35 defa, gümüş paranın ise 37 defa değişmiştir.
Sayfa 41·Kitabı okudu
Tarih