“Heilbroner’e göre güç kazanma, hâkimiyet, ve itibar gibi dürtüler, sermayenin yoğunlaşmasının da temelinde görülmektedir. Bu dürtülerin tatmin edilmesi hem araç hem de amaç olmaktadır. Bunun bir önceki toplumsal sistemlerden farkı, bunların pazarda gerçekleşiyor olmasıdır. Demek ki Heilbronere göre kapitalizm, pazar aracılığıyla gerçekleşen iktidardır.”
Bilmem Sezar'ın, İskender'ın kazandıkları savaşlar daha mi çetin olmuștur genç ve güzel bir kadın, bizim gibi beslenen, gün ışığına, dünyaya açılan, bunca ters örnekler gördükçe gören, durmadan azgın saldırılara uğrayan bir kadının iffetini savunmasından! Hiçbir kuşatma bu dayatmadan daha netameli, daha çetin olamaz.
Doğrusunu söylyelim: erkeklerin hemen hepsi kendi günahlarından çok karısının günahlarından gelecek ayıptan korkar; kendi vicdanından çok karısının vicdanı üstüne titrer (Aman ne fedakârlık!).