Öncelikle kitap sürekli duyduğum ve listemde ekli bir kitaptı. Oda arkadaşım üniversitemizin kütüphanesinden okumak için alıp da okumaya başlamayınca ben kitabı ele geçirdim diyebilirim. Kitabın dili oldukça sade ve akıcıydı ve sıkıldığımı hatırlamıyorum fakat ilk başta kitabın asıl konusunu anlayamamıştım. Özellikle avukat baba Atticus karakterinin favorim olduğunu söylemek istiyorum. " Bir baba çocuklarına iyi insan olmayı nasıl gösterir " bunu en iyi şekilde yansıtıyor bu karakter. Gösterir dedim çünkü öğretmenin en önemli adımı kendi hayatınla yansıtmaktır bence ve Atticus'un Jem ve Scout'un üzerindeki etkisi de şüphesiz bundan oluşmaktaydı. Irk ayrımı ve ırkçılık kitabin temel konusu; ve aynı zamanda cinsiyetçilik,adalet ve olgunlaşma da kitabın üzerinde durduğu önemli konular. Kitapta çocukların büyüme sürecini anlattığı bölümde yazar bizi ileriki bölümlerde olucaklara hazırlıyor gibi çünkü çocukların karakterlerinin olaylar üzerindeki etkisini görebiliyoruz sonraki sayfalarda. Ayrıca Scout'un yani küçük kız çocuğunun ağzından duyuyoruz hikayeyi ve ısrarla bize çocuk masumluğunun ve kalbinin önemi vurgulanıyor bu sayede. Bir de 1930'ların Alabama'sında geçen hikaye sizi o coğrafyaya sürükleyecek kadar ayrıntı veriyor kasabyla ilgili. Kitabın özetine gelirsek kısaca Jem ve Scout'un büyüme süreci, haksız yere cezalandırılmak istenen bir zencinin davasını alan bir baba olan Atticus'un insanlarla ve adaletle mücadelesi diyebiliriz. Geç okuduguma pişman olduğum ve kesinlikle önereceğim bir kitap Bülbülü Öldürmek. Şu sözle bitirmek istiyorum incelememi ( ilk incelemem olduğu için karmaşık ve bozuk dilimi önemsemezseniz mutlu olurum )
“Yakından tanıdığında bütün insanlar iyidir Scout.”