El Kızıyla ilgili öncelikle dilinin çok akıcı ve sade olduğunu söyleyebilirim. Kitaptaki Nazan karakteri küçük yaşta zorluklarla başlayan hayatını avukat Mazhar’la evlenerek belki de değiştirdiğini düşünmüştür.
Nazan karakterinin içine kapanık, çekingen ve boyun eğen yapısı, maalesef birçok kadının kendini toplum karşısında hissettiği çaresizliğe benzerdir. Hacer adlı kayınvalide ise abartılı bir dille geleneksel Türk toplumundaki kıskanç kaynana rolündedir. Fakat bu kadına verilen bu abartılı kötülük rolünün elbetteki gerçekçi yönleri de çoktur.
Nazan hem kayınvalidesinin oyunları hem de kocasının başka bir kadınla ilişkisi yüzünden teyzesine yollanırken aslında bir gücü ve özgürlüğü olmayan kadının oradan oraya savrulan hayatını bizlere yansıtmıştır. Nazan’ın gittikçe kötüye giden yaşamı ve toplumdaki erkeklerin ona karşı işlediği suçlar ise hala daha olduğu gibi romanda da toplum tarafından göz ardı edilmiştir.
Birçok yönden fazla abartılı karakterler olduğunu düşünsem de daha yazamadığım birçok yönden Orhan Kemal topluma dürüst bir ayna tutmaya çalışmış ve kadınların yaşamlarının içindeki kayboluşlarını bize anlatmıştır.