Üftâde bir âşık vardı. Bir gece sevgilisi yanına geldi. Aşık heyecanla yerinden öyle fırladı ki yeninin çarpmasıyla mum sönüverdi. Sevgili otururken siteme başladı:
"Beni görmeyi istemiyor musun zâhir, gelir gelmez mumu söndürdün."
Âşık, mahvubiyetle içindekini dışa vurdu:
"Güneş doğdu sandım da!"
Tanrı'nın bize her daim sunduğu iyi şeylerden zevk almak için yüreğimiz hep açık olsaydı, başımıza geldiğinde kötü olanı bertaraf etmek için de yeterince gücümüz olurdu.
KİLİTLERİ KIRILMIŞ KAPILAR
Üşüyorum, Çevir sıcak bakışlarını üstüme Erisin boşluktaki beyazlık!
Bu yalnızlık üşütüyor içimi, Oynuyor yerinden köşe taşlarım, Öyle bir gariplik sardı ki yüreğimi, Dokunsalar boşanacak gözyaşlarım.
Hiçbir düşünüşe dur diyemiyorum, Ben benim olmaktan çoktan çıkmışım, Kapalı bir kapı sanıyordum kendimi, Ardına kadar açıkmışım.
İçimde iki başlı bir adam var, Biri beni, biri seni düşünüyor, Üstelik ben de seni, ben de seni anıyorum, Üç dünya birbiri peşinde dönüyor.
Üşüyorum, Hasret ağır bastı üstüme, Oynuyor yerinden köşe taşlarım, Öyle bir gariplik sardı ki yüreğimi, Dokunsalar boşanacak göz yaşlarım...