"Ressam, tablosunun önünde durması beklenen kişiye en azından resmin epeyi bir kısmında şu sözlerle özetlenebilecek bir şey verir: Bakmak mı istiyorsun? Peki, şunu bir gör bakalım! Göze bir yem atar, ama önüne tablo serilen kişiyi, bakışını oraya bırakmaya davet eder, tıpkı silahları bırakır gibi. Resmin yatıştrıcı, düzen getirici etkisi buradan kaynaklanır. Bakış için değil göz için bir şey sunulmuştur, bakıştan vazgeçmeyi, bakışı teslim etmeyi içeren bir şeydir bu."
Müzik zaten içimizdedir.Müzik yalnızca var olan şeyleri ortaya çıkarır, belki de içinizde olduğunu bilmediğiniz duyguları hissetmenizi sağlar ve her yeri dolaşarak bütün duyguları uyandırır.Yeniden doğmak gibi bir şeydir.
Bize masal okuyanlar çok rahat konuşurlar; alşimistler, kâhinler, hukukçular, falcılar, doktorlar gibi, korkmasam bunlara daha başkalarını da katardım. Mesela tanrının istediklerine sözcülük eden birtakım adamlar vardır; her olayın nedenlerini bilir görünürler; Tanrının yaptıklarında yüce iradesinin hangi sırları gizlediğini görürler. Olup biten şeylerin birbirini tutmaması, bir o yana bir bu yana kaçması, bir doğudan bir batıdan gelmesi bu adamları yıldırmaz. Yine hep bildiklerini okurlar, aynı kalemle akı da karayı da yazar dururlar.
"Yaşamın yüce gayesi yaşamaktır. Az insan yaşar. Hakiki hayat ancak insanın kendi mükemmeliğini fark etmesi, her rüyasını gerçeğe dönüştürmesiyle olur."