GİDERAYAK
Giderayak işlerim var bitirilecek,
giderayak.
Ceylanı kurtardım avcının elinden
ama daha baygın yatar ayılamadı.
Kopardım portakalı dalından
ama kabuğu soyulamadı.
Oldum yıldızlarla haşır neşir
ama sayısı bir tamam sayılamadı.
Kuyudan çektim suyu
ama bardaklara konulamadı.
Güller dizildi tepsiye
ama taştan fincan oyulamadı.
Sevdalara doyulamadı.
Giderayak işlerim var bitirilecek,
giderayak.
Haziran 1959
Nazım Hikmet Ran
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
İnsan özgürlüğe kavuştuğunu sanıyordu. Oysa, özgürlük, birlikte köleliğide getirmişti.
İnsan gerçeğe yaklaştığını sanırken, gerçeğe giden yolun üstünde batıl inançlardan ve önyargılardan bir duvar yükseliyordu.
İnsan zenginlikleriyle övünüyordu. Oysa zenginlikle yoksulluk el ele gelmişti.
İnsanın düşmanları çoktu daha zayıf ve silahsızken, kendisine vahşi hayvanlar saldırmış, dağlar çığlarını onun başına dökmüş, ayaklarının altında yer titremişti.
Ama insanın, kendisinden büyük düşmanı yoktu. İnsanın bütün hayatı, yalnız doğaya değil, insana karşıda savaşın tarihidir.
Bir gün gelecek bu zıtlık kalkacak ve dev insan bütün gücünü, doğanın baş kaldırmakta olduğu kuvvetleriyle savaşa verecektir.
Şimdilik insan bin bir zorluğa göğüs gererek tökezliye tökezliye, düşe, kalka, yolunu kaybederek ilerliyor. İkide bir dönüp arkasına baktığıda oluyor, ama artık geriye dönüş imkansız...