Zeynep Mart

Zeynep Mart
: Lâlezarî Mehmet Efendi, Ferîd-i Cihân Şükûfesi
Türkçe Öğretmeni
Marmara Üniversitesi, Atatürk Eğitim Fakültesi
164 okur puanı
Ekim 2020 tarihinde katıldı
Dil ve Düşünce
"İnsan, nesnelerin varlığını ancak onları adlandırarak kavrayabilmiştir." Dünya, ancak düşünce düzlemine aktarılarak "bilgi konusu olduğunda bir karışıklıklar bütünü olmaktan çıkar. Çünkü bilgi, her nesneyi içinde boğulduğu yığından çekip çıkararak bu karışık bütüne düzen getirir, onu anlaşılır kılar. . *J. Vendryes, "Le langage et la vie mentale", Conferences de l'Institut de linguistique de l'Universite de Paris, XI, Paris, Klincksieck, 1954, s. 14.
Sayfa 13 - MULTILINGUAL, 1998·Kitabı okudu
Dil Bilim
Reklam
MAKALE 16: Sekülerliğin Tezahürleri: Sezai Karakoç Şiirinde Mit ve Simge
Hiçbir şeyin başlangıçtaki biçimini muhafaza edemediği bir düzende Karakoç şiiri, mutlak âlemden gelen vahiylerle toparlanma yoluna gitmeyi seçer (...) Modernlik deneyiminden kaynaklanan çürümenin panzehiri olarak görülen metafizik, İslam uygarlığının temel ilkesi olan mutlaklık âlemine giden yolda radikal taleplerden biri hâline gelir. Karakoç (1988: 6) bu dünyayı, öte dünyaya bir çıkma ve dipnot olarak tasarlamıştır. Ancak dünyanın, maveranın iz düşümüne dönüşümü bir sıfırlama eylemi değildir; Karakoç’un dinsel bir içgörüye dayandırdığı şiiri, kozmolojik göstergelerden yana elverişli okumalar sunar.
Sayfa 378 - TDED Yayınları·Kitabı okudu
Edebiyat
Dişimizin Zarı (1958 tarihli yazı)
MAKALE - 16: The Signs of Secular: Myth and Symbol in Sezai Karakoç’s Poetry “Laleli’den dünyaya doğru giden bir tramvaydayız. İşte yeni şiiri özetleyen bir mısra. Bu artık klasik şairin yolculuğuna benzemiyor. Klasik şair, azgın davetle neredeyse toprağın sonuna gider. Uçmak, kayıp gitmek, kaçıp dönmemek şartıyla. Orhan Veli akımında ise insan, Laleli’den çıkar bir yolculuğa ve tramvaya atlar; ama mutlaka Sirkeci’ye gider. Yeni gerçekçi akımda ise (çünkü bence, yeni akım, bir çeşit neo-realist akımdır), Laleli’den çıkar yolculuğa tramvayla ama dünyaya gider. Ben’in en küçük davranışı bile büyük bir haber gibidir. Yaşamı vardır ve önemlidir ama bir haber olarak. (…) Zaman önemini kaybetmiştir, insandır hep bu şiir. İsa ve İncil varsa bu şiirde, mistik ya da dinî bir şiir sanmayın. Tam anlamıyla laik bir şiirdir. Din bir dekor, ya bir benzetim ya bir sondaj aletidir. Yaşamayı çekip çıkarmak için bir alet” (Karakoç 1986b: 27-28).
Sayfa 376 - TDED Yayınları·Kitabı okudu
Edebiyat
Sekülerliğin Tezahürleri: Sezai Karakoç Şiirinde Mit ve Simge
MAKALE - 16: The Signs of Secular: Myth and Symbol in Sezai Karakoç’s Poetry Karakoç’un İkinci Yeni’yle mühürlenen doğuşu, onu kültürel göstergelerin hegemonya kurduğu bir alandansa biçimsel arayışların evla sayıldığı bir ortama bırakır. Yalçın Armağan (2011: 141), Kemalist modernleşme hareketinin ötekileştirdiği İslami duyarlılığın İkinci Yeni atmosferinde Karakoç’un varlığıyla kendisine yer bulmuş olmasını, onun ontolojik düzeyde estetik özerkliği öncelemesine atfeder.
Sayfa 375 - TDED Yayınları·Kitabı okudu
Edebiyat