Romalı hatip, retorikçi Quintilian (MS. 1. yy)'nın Dil Eğitimi Aşamaları:
"Konuşma sanatı > dilbilgisi, doğru ifade / şairlerin yorumu > yazma ile okuma"
(Harris-Taylor 2002: 62)
Kahvenin anavatanı Habeşistan’dır. Efsaneye göre Khaldi adında Habeşli bir çobanın keçileri tatmıştır ilk olarak bu kara-kırmızı meyvelerden. Keçilerin kemirdiği çalı bir arabica ağacıdır aslında. Çoban Khaldi, bu kemirme merasiminden sonra sürüsünün her zamankinden daha canlı ve hareketli olduğunu fark edince, hafif acı aromalı bu kara meyvelerden toplayarak, akşam evinde sıcak suyla karıştırarak içmeyi deneyecektir. Hikâyemiz de böylelikle başlar. Habeşistan’da doğan kahve Yemen’e gelince sınıf atlar ve Arap tüccarlar eliyle yalnızca 100 yıl içinde Payitaht’a kadar ulaşır.
.
Halepli Hâkim ve Şamlı Şems adlı iki girişimci tarafından dünyanın ilk kahvehanelerinden (1511 Mekke, 1521 Kahire) biri, 1554 yılında dönemin finans merkezi Tahtakale’ye açılır. Bu kahvehaneyle birlikte, mekân-kahve ve kamusal alan tanımları da yeni bir boyut kazanacaktır artık.
Gülümsemesi yarıda kesilmiş. Süresi yetmemiş de gülümsemesinin yarısı dünyada kalmış. Donmuş. Yalan dünya. Uzun yıllar sonra benim de böyle bir fotoğrafım olacak. Başıma gelen korkunç bir şey için mahkeme vesikalık fotoğraf isteyecek benden. Alelacele stüdyoya gireceğim ve fotoğrafçı “Gülümse!” diyecek. Çenelerim zorlukla kasılacak, ama yeterli olmayacak gülümseme için. Onun gibi. Yeniden koynuma yerleştiriyorum gülümsemesini...
İnsan, zorunlu bir faildir. Kendi algısına göre o, ortaya çıkarılmayı bekleyen aktiviteyi -teolojik aktivite- açığa çıkarır. Somut, belirgin sonuçlara ulaşmak ister. Bundan dolayı, etkili işlere karşı sempatisi, sonuçsuz işlere karşıysa antipatisi vardır. Dayanıklılık ve verimliliği erdem olarak görürken; yararsızlığı ve yeteneksizliği birer kusur olarak tanımlar.