Yüzlerce senelik bir tarihin öz evladı olan Türkçemizi kimin öldürmeye hakkı olabilir? Anlıyorum, samur kürke ihtiyacı olan dostlar var. Fakat, merhamet buyurulsun, pösteki bizimdir. Ve düşünülsün ki bugün dinmek bilmeyen ihtiraslar yarın
son nefeste bir yudum su ile sönecektir.
📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
"Sezar! Sen dilediğin insanlara Roma vatandaşlığı sıfatı verir, mevki ve rütbe ihsan edersin; fakat memleket dilinden olmayan bir kelimeye Romalı olma hakkı veremezsin."
.
Elbette veremez. Zira bir memleketin dili, o memleket tarihinin ve psiko-sosyolojik varlığının mahsulü ve asırlar içinde nesillerin birbirine devredip emanet ettiği bir ocak mirası ve bir ecdad mülküdür.
Erdem, her ikisi de erdemsizlik olan iki uç arasındaki orta noktadır. Cömertlik, savurganlıkla cimriliğin, cesaret, çılgınlıkla ödlekliğin, özsaygı, kibirle kendini hor görmenin, ölçülülük, arsızlıkla çekingenliğin ortasıdır. Amaç daima dengeli bir kişi olmaktır. Aristoteles'e göre mutluluğu elde etmenin yolu budur.
Xenophanes der ki, arslanlar tanrılarını arslan, kurtlar kurt şeklinde tasarlamışlardır. İnsanlar da tanrılaştırdıklarını kendi güçlerine göre seçerler. Korku halinde olanlar ürkeceklerini, çıkarından başka ufku olmayanlar en büyük çıkarcıyı seçerler. Kibirlilerin başkanı kendini dev aynasında gören olmalıdır. Gerçek kişilerin ideal insanı da bu pis dünyada temiz kalan, insanlık sevgisinde cüret gösterendir.
Ahlâkın birinci mertebesi eksikliğini itiraf etmektir.
Ahlâk bezirgânlığına çıkan, ilk adımda iflas edecek ve adalet hokkabazının perdesi düşerek, bütün ipleriyle meydanda kalacaktır.