Sürekli olarak aşağıda belirtilen yollardan birisiyle hissetmek, düşünmek ya da davranmak derin içgüdüsel ilişkinin kısmen zedelenmesi ya da sürekli yitirilmesi demektir. Kendini had safhada yavan, yorgun, kırılgan, kafası karışık, suskun, dizginlenmiş, heyecansız hissetmek. Korkmuş, zayıf, ruhsuz, anlamsız, utangaç, sürekli kızgın, hafifmeşrep, sıkışıp kalmış, yaratıcılıktan uzak, bastırılmış, aklını yitirmiş hissetmek. Kendi temposunda ısrar etmeyen, çekingen, kendini yenilemekten uzaklaşmış, iş ya da arkadaş seçiminde hayatın altını oyan tercihler yapan, kendini aşırı koruyucu, belirsiz, kişiliğine uygun adımlar atamayan ya da sınırlar koyamayan biri olarak hissetmek. İçgüdülerini yitirmiş biri için en güvenli yer olduğundan ev hayatına, entelektüelliğe, işe ya da tembelliğe çekilmiş biri olmak. Kendi başına bir işe girmekten ya da kendini açığa vurmaktan korkmak. Eksik çalışmasını bir başyapıt haline gelmeden önce sergilemekten korkmak, bir yolculuğa çıkmaktan korkmak, başkasına ya da başkalarına bakmaktan korkmak.Otorite önünde sinmek, yaratıcı tasarılardan önce enerjisini yitirmek. Başka yapacak bir şey kalmadığında dilini tutmaktan korkmak, karşı koymaktan korkmak, sesini yükselterek, karşı çıkarak konuşmaktan korkmak, heyecandan midesine sancılar girmesinden, ortada kalakalmaktan, çok kolay uzlaşmacı ya da nazik biri olmaktan, intikam almaktan korkmak.