Yazdıkları şeyler yetkin görülmese de, kadınlar bir şekilde hep ışıldadılar. Yaptıkları resimler kabul görmese de, bir şekilde ruhu beslediler... Dans etmelerineyse neredeyse hiç katlanılamadı... Süslenmelerine kuşkuyla bakıldı. İliklerine kadar sömürülen kadınların ruhsal yaralanmalarına "sinir krizi" adı verildiği; sımsıkı gemlenen ve sımsıkı dizginlenen kadınların "edepli" , "zarif" görüldüğü bir zamandı ve hayatın sayılı anlarında yakalarını kurtarmasını beceren diğer kadınlar ise "kötü" damgası yediler.
Aslında arzuladığınız ve endişelendiğiniz, tiksindiğiniz ve el üstünde tuttuğunuz, peşinden koştuğunuz ve kurtulmak istediğiniz her şey varlığınızın içinde sürekli olarak yer değiştirir ve iki parça halinde sarılır birbirine. Bunlar içinizde, birbirine sarılmış ışık ve gölge çiftleri olarak hareket ederler. Gölge solup kaybolduğunda, kalan ışık başka bir ışığa gölge olur. Bu yüzden, vurulduğu zincirden kurtulan bağımsızlığınız, daha büyük bir bağımsızlığın zinciri olur.
Ama bir şimşek sarsınca aklımı, gerçekleşti amacım.
Düşlemin gücü burada tükendi; artık isteğimi, istencimi dengeli bir çark gibi döndürüyordu,
güneşi yıldızları döndüren sevgi.