"Urfa... Meşhur çarşıları, tarihi evleri, dini mekânları ve mırra içilen Gümrük Hanı'yla cazibeli bir müze şehirdir azizim. Bereketli Harran Ovası'nın bütün ihtişamıyla taşıyıcısı, Peygamberler şehri. Kadim halklar Urfa'yı bu isimle anarken, yalnızca Hz. İbrahim'in Nemrut'tan kaçıp ateşe atılışını değil, Lut peygamberin davarlarını otlattığı ovayla amcasının mancınıktan ateşe düşüşünü izlediği tepeyi, Yakup aleyhisselamın dayısı Laban'ı ziyarete gelip kızları Lea ve güzel Rahel'le evlenerek on yıl kalmasına vesile olan kuyuyu da hatırlamaktadırlar. Hatta bazıları Yusuf'un ağabeyleri tarafından atıldığı kuyunun bu olduğuna ve üzerinde duran bilezik taşının uzun asırlar boyunca şehrin merkezinde bulunan İbrahim manastırında saklandığına inanırlar. Hz. Yusuf ve Yakup'la ilgili hüzünlü türküler yakarak sıra gecelerinde bu kuyudan sık sık söz ederler. Şehrin yerlileri Hz. Musa'nın Mısır'dan kaçıp yıllar yılı Şuayb peygamberin davarlarını otlattığı yerin hemen şuracıktaki Sogmatar olduğunu söylerler. Keza bir zamanlar bölgenin en zenginiyken Allah'ın sabır imtihanına tuttuğu Eyüp peygamberin hastalıklarla boğuştuğu mağara da Urfa sınırlarında kalır. Urfa'nın gayrimüslim halkı ise Hz. İsa'nın da bu şehri kutsadığını düşünür."