"Sen birinin hidayetine vesile olduğun zaman bir fatihsin. Hem de sadece bir toprağın, bir şehrin, bir coğrafyanın değil; bütün bir âlemin fatihisin. Çünkü bir âdem bir âlemdir."
Ortada bir kabilecilik yani ırkçılık meselesi vardı ve Allah Rasulü'nün (sav) buna asla tahammülü yoktu. Çünkü ırkçılık bir cahiliye adetidir. Irkçılık, kişinin başkasına kendi gayretiyle elde edemeyeceği özelliklerinden dolayı üstünlük taslamasıdır ve bu , şeytanın davranışıdır. Bundan dolayı Efendimizin bu şeytani hastalığa tahammülü yoktur. Defaatle " Irkçılığa çağıran bizden değildir. Irkçılık yolunda kavga veren bizden değildir. Irkçılık yolunda ölen bizden değildir!" demiştir.