Hiç kuşkusuz bizim ailenin en büyük fobisi başımıza korkunç şeyler gelmesi değil, o korkunç şeylerin başkaları tarafından bilinmesidir. Aman komşular duymasın. Ele güne rezil olunmasın.
Hale bak, büyürken evde damarlarımıza öyle yüksek dozda suçluluk yüklenmiş ki babamızın zamparalığında bile, çuvaldızı kendimize batırmaya uğraşıyoruz. İçimden mantra gibi tekrarlıyorum, dünyadaki tüm suçların sorumlusu ben değilim, ben değilim, ben değilim.
Her anlatılışında biraz daha, biraz daha, biraz daha eğilip bükülse de, işte bu bizim hikayemizdir neticede. Ama yanlış anlaşılmasın. Öyle saf, öyle temiz filan değildir. Olsa olsa, gençlik sarhoşluğuyla birbirine aşık olduğunu sanıp evlenen, sonra da azıcık bile benzeşmediklerini fark eden, fakat bu tahsil sürecine iki çocuk sıkıştırmayı becerdikleri için evliliklerini bitirmemenin bahanesi olarak her fırsatta onları ileri süren iki basiretsizin, emsallerine sık rastlanabilecek sıradan hikayesidir.