Rumeysa

Rumeysa
@Apricitas
Güneş kederinden gösteremiyor yüzünü
"Benim tezim, bütün halkların, bütün kültürlerin birbiri hakkında önyargılara sahip olduğudur. Eğer bir gün bu önyargı kelimeleri, yani Avrupa dillerindeki barbar, Japon dilindeki gaijin, Müslümanlardaki kâfır, Almanlardaki Ari olmayan gibi önyargı sıfatlarını kaldırabilirsek, amacımıza ulaşabiliriz. Amaç nedir derseniz, bence tam olarak şudur: İnsanın değerinin sadece insan oluşundan geldiği; din, milliyet, cinsiyet, renk, cinsel tercih, siyaset gibi birtakım ön sıfatlarla ayrımcılığa uğratılmadığı bir hümanizm anlayışı."
1000Kitap
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Bir gün yorgun bedenlerin dinlendiği yerde yeniden buluşacağız!
“Şimdi konuşmuyorum, seneler sonra da konuşmayacağım. Hiçbir zaman karşılarına geçip intikam almayacağım. Düştüklerinde iyi olmuş bile demeyeceğim. Benim kelimelerim sesimden çıkıp kimseye çarpmayacak. Keşke bunun anlamını biraz olsun bilseydiniz.”
“Hemen oradan çık. Hayatın sana bir aşk, bir macera vermesini sağla. Keşfet. Milyonlarca güzellik, gizem seni bekliyor. Sen hayat tapınağına girmeden, etrafında dolaşıp duruyorsun. Kapı ise, kalptir. Unutma, bu sıçramayı yapmak zorundasın. Düşünceden duyguya geçmelisin. Duygu, senin içinde varolan ve sezgi olarak tanımlanan şeye daha yakındır. Düşünmek ise, sezgiden en uzak olan noktadır. Sana hep başkaları hocalık yaptı. Bu, bilgi almaktır. Başkası tarafından öğretilmemiş ve içinde yeşeren şey ise sezgidir. Kimse sana öğretmemiştir. Hiçbir okul, hiçbir üniversite, hiçbir kolej. Kimse sana bu konuda bir şey dememiştir. O, içinde yeşerir. İşte bu, sezgidir. Hiçbir yere gitmek zorunda değilsin. Sadece kendi içinde yolculuk yap..”
Siz muhtemelen, belki de hayvanlar hakkında pek düşünmüyorsunuz. Kafanızı taktığınız yok. Ama ya gerçekten düşünebilseydi, ya da Tanrım, bir de konuşabilselerdi. Zavallıcıklar, bu arı kovanı gibi insan yığınının ve değiştirmek vızıltısı içinde, vitrinlerinde yansımalarını görürken, bir yandan da bize gölge sağlarken, "Gibi" birlikte onları büyütmeye çalıştığımız için ne derlerdi bize acaba. Küçücük fidanlar halinde dikilip, yukarıda, mutsuz bir şekilde büyüyorlar. Kimse onlara kulak vermiyor. Ama belki de, kim bilir, doğru bir şekilde büyüyebilmek için sessizliğe ihtiyaç duyuyor olabilir.