Yine her kesin öve-öve bitiremediği bir kitap ve yine bir hayal kırıklığı. Gerçekten millet anlamadığı her kitabı kutsallaştırıyor, buna emin oldum. Bu eser 100 sayfa civarında olmasına rağmen 400 sayfa gibi uzun ve sıkıcı geldi. Kısa bir hikaye olsaydı, vurucu oldurdu belki ve beğene bilirdim. Ama 100 sayfa boyunca nerdeyse hiç bir şey olmadı, hep aynı tekrarlar, detaylara dikkat et denildi kitap boyunca, ama o detaylar hiç bir şeye yaramadı. Bence yazar farklı olayım diye kafa yormuş ve yazım tarzını bunun üzerine kurmuş, tamam bunu alkışlaya bilirim. Ekolojik felaket konuları revaçta ordan yürüyeyim demiş, anlaşılmaz olmaya da çalışayım, çocuklar hassas konu onları da dahil edeyim - hah şimdi oldu işte, ödüllere doymayacak bir kitap karşınızda. Gerçekten bu mu ya edebiyat? Yazarlık, yazmak, derdini anlatmak bu mu? Çok saçma sapan. Kimse kusura bakmasın. Zaten hangi kitaba bakıyorum puanı 7 üzeri, arkadaş. Bir zahmet her okuduğunuzu da beğenmeyin ya. Valla sinirlerim bozuldu artık. Yeni yazarlar keşf edeyim diyorum sonuç hep hüsran. Eskiler dışında bir şey okumayayım mı ben? Napayım anlamadım ki