Sanatçıysa mutlak yargılarda bulunamaz. Aksi takdirde gerçekliği iyi ve kötü arasında paylaştırmış, melodrama kaçmış olur. Sanatın temel görevi yasa yapmak ya da hükmetmek değil, anlamaktır.
Bu koşullar altında sanat nelerden söz edebilir? Toplumun çoğunluğunun talep ettiği şeylere uyum sağlarsa, anlamsız bir eğlence haline gelir. Sanatçı toplumu tümden reddederse, yani düşler dünyasında yaşamaya başlarsa, sanatı da bir yadsımaya dönüşür.