Nar ÇiçekleriMehmed Uzun'un Türkçe yazdığı, hayatımıza değen dokuz denemeden oluşuyor. Çokkültürlülüğün, azınlık ve öteki olma sorununun, sürgün ve aydın olmanın onulmaz ağırlığının merkezde olduğu bu denemeler, şiddetin ve reddetmenin çözüm olamayacağını, ancak anlayarak, empati kurarak bir arada yaşanabileceğini savunuyor. Kırık bir hüznün egemen olduğu bu denemeler, aynı zamanda arada kalanların dünyasına içerden bir bakış....
sıradan bir okur için sıradan bir öykü kitabı olabilir. bilinçli bir okur dolaylı olarak kendisinin ve çevresinin içinde bulunduğu gregor samsa'ları idrak etmeye başladığı anlardan itibaren kitap hacim kazanmaya başlıyor.
“Roman sadece 1925’te Şeyh Sait’i, Kürtlerin o yıllarda yaşadığı acıyı, trajediyi anlatan bir roman değil aynı zamanda birbirini seven bir Alevi genç ile bir Sünni kızının trajik bir aşk romanı”
Kısa bir kitap olmasına rağmen uzun sürede bitirdim, dili gerçekten ağır ve betimlemeleri çözümlemek oldukça zor. anlatmak istediği şeyi sadece anlamıyorsunuz, adeta yaşıyorsunuz.
“yaralar vardır hayatta, ruhu cüzam gibi yavaş yavaş ve yalnızlıkta yiyen, kemiren yaralar.” girişine sahip olan sadık hidayet eseri harika bir kitap. ilk sayfalar geçmek bilmezken, ne okuduğumu dahi anlayamazken fark ettim ki yazarın hissettiği duygu da tam olarak bu.
çağdaş iran edebiyatının en büyük yazarı olarak kabul edilen ( öldükten sonra) sadık hidayet'in, hüzünlü hayat hikayesinden derin izler barındıran ve iran'da yasaklanan ilk romanı. hayatımda okuduğum en farklı, en sıradışı, en sarsıcı roman. kitabı okurken anlatıcının zihin dünyasında karanlık bir yolculuğa çıkıyorsunuz. karanlık içindeki karanlığı görüyorsunuz. sonra daha karanlık, daha da karanlık... tedirgin edici, kasvetli bir yolculuk.
Çok sevdiğim, Kürt edebiyatının çok değerli yazarının her bir kitabı benim için başucu eseridir. Bunu da tavsiye ediyorum tabi ki.
Bir aydının bunalımları: yazarlığı, davaları ve eserlerinin arka bahçesini görmek mümkün, kitap özellikle diclenin sürgünlerine(hawara dicleye) yazılmış bir biblografya gibidir. Yazarın diclenin sürgünlerini bitirişene kadar süren yaklaşık beş yıllık bir dönemi ele alıyor