Deneyimlerim bana, sözümona şu ''bencil olmayan'' dürtüler hakkında, sözle ve eylemle ''komşusunu sevme''nin tümü hakkında kuşkucu olma hakkını veriyor. Kendi başına bir zayıflık, uyaranlara karşı direnç gösterememenin tekil örneği olarak görünüyor bana, -merhamet yalnızca dekadanlarda bir erdemdir. Merhametlileri, utancı, saygıyı, mesafeler karşısındaki nezaketi kolaylıkla kaybetmekle, merhametin bir anda ayaktakımı kokmasıyla ve ayırt edilemeyecek kadar görgüsüzlüğe benzemesiyle suçluyorum -merhametli ellerin, yeri geldiğinde büyük bir yazgıya, yaralı bir yalnızlığa, bir ağır suç işleme ayrıcalığına yıkıcı müdahalelerde bulunabilecekleri suçlamasını yöneltiyorum onlara.
Akrabalık dereceleri hakkındaki egemen kavramların tümü, daha aşırısının bulunamayacağı fizyolojik birer saçmalıktır. Papa hala bu saçmalığın ticaretini yapıyor. Kişi en az kendi ebeveyniyle akrabadır: kendi ebeveyniyle akraba olmak, bayağılığın en mükemmel belirtisidir. En yüksek doğalar, kökenlerini sonsuz geride bırakmışlardır, onun üzerine en uzun süre biriktirmek, tasarruf etmek, yığmak zorunda kalmışlardır.
İdrak eden insan düşmanlarını sevmekle kalmamalı, dostlarından da nefret edebilmeli. Her zaman sadece öğrenci kalırsa insan, öğretmeninin hakkını vermemiş olur. Neden yolmak istemiyorsunuz başımdaki çelengi? Saygı duyuyorsunuz bana: ya günün birinde değişirse saygınız? Dikkat edin de bir heykel devrilmesin üstünüze!
Vereceğim en son söz, insanlığı ''iyileştirmek'' olurdu. Benim tarafımdan yeni putlar dikilmeyecek; eskiler de topraktan bacakların ne önemi varmış, öğrensinler. Putları(benim sözlüğümde ''idealler'') yıkmak -eskiden beri işimin bir parçası. Gerçeklik o denli değerinden, anlamından, hakikatliğinden edildi ki, ideal bir dünya yalanı uyduruldu... ''Hakiki dünya'' ve ''görünüşteki dünya'' -açıkçası uydurulmuş dünya ve gerçeklik. İdeal yalanı şimdiye dek gerçekliğin üzerinde bir lanetti, insanlığın kendisi bu lanetle en dipteki içgüdülerine kadar yalan ve sahte olmuştu -büyümesinin, geleceğinin, geleceğe dair hakkının onlarla güvencelendiği değerler olan ters çevrilmiş değerlere tapıncaya kadar.