Arda Demirkan

Arda Demirkan
@Ardaaniz
Sıradan biri işte.
Üç çeşit meslek varmış: mühendislik, doktorluk, bir de hukukçuluk. Ben ressam olmak istiyordum. Babam böyle bir meslek olmadığını söyledi.
İletişim Yayınları
Edebiyat
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Malcolm ile Xander, çocuğun arkasından bakıyorlardı. Nerede olduğunu ve nereye gittiğini biliyor olmalarına karşın, yirmi metre içinde ışık oyunları ve otlarla çalıların gölgeleri arasında kaybolup gitmişti çocuk. Bazen ortaya çıkıyor, bir an sonra ortadan kayboluyordu. Malcolm, Xander`ın derin bir nefes aldığını hissetti. Kısa boylu sekreter, bu kez alaycı bir yorumda bulunamayacak kadar şaşkındı. "Onu gördün mü?" diye sordu Malcolm`a dönerek. Şifacı, usulca başını salladı. "Hayır, görmedim," dedi. "Şaşkınlığımın nedeni de bu."
Edebiyat
Morgarath, kendine lanet okudu. Beklediği bu değildi. Üzengilere basıp doğrularak kralı görmeye çabaladı. Sonunda mecburen, ilk konuşan o oldu. "Duncan!" diye seslendi. Ardından kralın yavaş yavaş tekrar toprak siperin üstüne çıkmasını bekledi. "Benden bir rican mı var?" diye sordu. Kelime seçimi kasıtlıydı. Bu senaryoda ricacının Morgarath olduğunu ima ediyordu. Çok küçük bir ayrıntıydı ama barış görüşmeleri bu tür küçük ayrıntılardan oluşur, tarafların her biri bunlarla diğeri üzerinde hâkimiyet kurmaya uğraşırdı.
Beyaz Balina Yayınları
Edebiyat
"Bunu nasıl becerdiğinizi bilmiyorum," dedi sonunda. Will ona anlamadım dercesine bakınca, açıklama yapma gereği hissetti. "Siz Orman Muhafızları`nın nasıl bu kadar sessiz hareket ettiğinizi," diye ekledi. Hafifçe kaşlarını çatan Will, arkadaşının yanına geçti. "Şey, öncelikli olarak," dedi alçak sesle, "biz Orman Muhafızları, ortalıkta dolaşıp 'Bunu nasıl becerdiğinizi bilmiyorum' diye bağırmıyoruz."
Edebiyat
Midesi bulanan Horace, Halt`a doğru bir bakış fırlattı. Bu hareketi fark eden Deparnieux, yol kenarındaki vahşet gösterisinin oğlanın üzerinde bıraktığı etkiyle neşelenerek gülümsedi. "Tek tük rastlanan kanun kaçaklarımız," dedi basitçe. "Her biri yargılanarak suçlu bulundu tabii. Montsombre'da hukukun üstünlüğü konusunda ısrarcıyımdır." "Suçları neydi?" diye sordu Horace. Kelimeler, düğümlenen boğazından çıkmakta zorlanıyordu. Deparnieux, aynı kayıtsız tebessümünü takındı. "'Muhtelif suçlar' diyelim," dedi. "Kısacası, benim canımı sıktılar."
Edebiyat