Kendimi tanıma şerefine nail olamadığım için kendime üçüncü şahıs bakış açısıyla bakıyor; ithal edilmiş duyguları benimsemek gafletiyle yitip gidiyorum. Öte yandan bir yazarım. Yazar. Olmaya çalışıyorum.
Bu konunun tam manasıyla masaya yatırılıp argümanlarla tartışılması, düşünülmesi gerekir. Hem laik, hem de dindar olmak pek âlâ mümkün. Elbette günümüzdeki bazı dindarların bilim ve bilim dışındaki diğer konulara kulak kapatıp, yalnızca Kur’an’ın ve diğer kutsal metinlerin sözlerine inandığı ortada. Ancak dinin (burada İslam özelinde konuşuyorum) temel işlevlerinden birinin ahlaki bir yaşamı teşvik etmek olduğu söylenebilir. Birisi ibadet ediyor, günah ve harama dikkat ediyor ya da peygamber, melek ve cinlere inanıyor diye laik olamaz diyemeyiz.
📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Zeka görecelidir. Bir çiftçiyi matematik bilmiyor diye aptal atfedebilir, matematik dahisini tarih bilmiyor diye cahil sanabilirsin. Öte yandan sıradan bir işte çalışan, tek gayesi evine ekmek götürmek olanları da aptal ve cahil zannedebilirsin. Ancak günün sonunda matematikten, tarihten, çiftçilikten ve ev geçindirmekten anlamayan ama çok kültürlü bir aptal olan da sen olabilirsin. Böyle bir durumda aptal ya da zeki olan kimdir? Cesaret kaybedecek şeyleri olanda bulunur. Kaybedebileceğin şeylere sahipken korkmamak nasıl mümkün olabilir?
Serhat
@Sero7
·
Bu dünyada cesur insanlar ölür,
Zeki insanlar deli olur ve dünya
Aptalların mutluluğuyla doldur.
Arthur Schopenhauer
Sevgisiz insan yoktur, gördüğü sevginin sahibini beğenmeyen insan vardır. Yapımızda, doğamızda vardır; güzel olanı görmezden gelmek, kolay olanı incitmek ve imkansız olana takılmak. Bir de böyle zamanlarda hüzünlenip, kederleniriz. En kötüsünü yaşıyormuş gibi, bize değer verip dinleyenlere yakınıp, sevgisiz kalışımızdan bahsederiz. Körlüğümüzü göremeyecek kadar körüzdür.
Kendini rüzgara kaptırmış poşet gibi savrulmaktan, rüzgar dindi diye durduğum yerlerde fazlalık olmaktan yoruldum. Yattığım yatağın bana taş olmasından, düşünmek istemediğim halde zihnimden çıkmayan konakçı düşüncelerden, kendi iyilikleri uğruna hiçe sayılan benliğimden, yorulmuş olmaktan yoruldum. Bu ay 2 defa intiharı kesin bir gözle süzdüm. Üçüncüsünden sırf yaparım diye korkuyorum.