Sevdiğimiz kişiyi bir daha hiç görmek istemediğimizi söylerken tam anlamıyla samimi değilizdir, ama görmek istediğimizi söylesek de daha samimi olmayız. Hiç şüphesiz, ayrılığa, kısa olacağını umarak, kavuşacağımız gü nü düşünerek katlanabiliriz ancak; öte yandan, çok yakındaki, sürekli ertelenen bir birleşmeyi her gün hayal etmenin kıskançlığa yol açabilecek bir görüşmeden daha az sancılı olduğunu da sezeriz; öyle ki, sevdiğimiz kişiyi göreceğimiz haberi biz de pek hoş olmayan bir sarsıntı yaratır.
Kuşkuculuk, hiçbir sorunun sorulamadığı yerde kuşkulanmaya kalkışınca, çürütülemez değil, açıkça saçmadır.
Çünkü kuşku, ancak bir sorunun varolduğu yerde varolabilir; bir soru, ancak bir yanıtın varolduğu yerde varolabilir ve bu, ancak bir şeyin söylenebildiği yerde varolabilir.