Sedef

Sev­di­ği­miz ki­şi­yi bir da­ha hiç gör­mek is­te­me­di­ği­mi­zi söy­ler­ken tam an­la­mıyla sa­mi­mi de­ği­­lizdir, ama gör­mek is­te­di­ğimi­zi söyle­sek de da­ha sa­mi­mi ol­ma­yız. Hiç şüphe­siz, ay­rı­lı­ğa, kı­sa ola­ca­ğı­nı uma­rak, ka­vuşa­ca­ğı­mız gü­ nü dü­şü­ne­rek kat­la­na­bi­li­riz an­cak; öte yan­dan, çok ya­kın­da­ki, sü­rek­li er­te­le­nen bir bir­leş­me­yi her gün ha­yal et­me­nin kıskanç­lı­ğa yol aça­bi­le­cek bir gö­rüş­me­den da­ha az san­­cılı ol­du­ğu­nu da se­ze­riz; öy­le ki, sev­di­ği­miz ki­şi­yi göre­­ceğimiz ha­be­ri biz­ de pek hoş ol­ma­yan bir sar­sın­tı ya­ra­tır.
Sayfa 177·Kitabı okudu
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.

Sedef

, bir kitap okudu
7/10
·176 syf.·
2025 49. kitabı
Ludwig Wittgenstein
8.1/10 · 82 okunma
Kuşkuculuk, hiçbir sorunun sorulamadığı yerde kuşkulanmaya kalkışınca, çürütülemez değil, açıkça saçmadır. Çünkü kuşku, ancak bir sorunun varolduğu yerde varolabilir; bir soru, ancak bir yanıtın varolduğu yerde varolabilir ve bu, ancak bir şeyin söylenebildiği yerde varolabilir.
Sayfa 66·Kitabı okudu
Filozofların başlıca hünerlerinden biri, kendilerini ilgilendirmeyen sorularla uğraşmamalarıdır.
Sayfa 67·Kitabı okudu
Yani, önermenin ne şekilde şey-durumunun resmi olduğunu ortaya koyamıyorum. Neredeyse tüm çabalarımdan vazgeçmek üzereyim.
Sayfa 63·Kitabı okudu