gidersen yıkılır bu kent, kuşlar da gider
bir nehir gibi susarım yüzünün deltasında
yanlış adresteydik, kimsesizdik belki
sarışın bir şaşkınlık olurdu bütün ışıklar
biz mi yanlızdık, durmadan yağmur yağardı
üşür müydük nar çiçekleri ürpeririken
gidersen kim sular fesleğenleri
kuşlar nereye sığınır akşam olunca
sessizliği dinliyorum şimdi ve soluğunu
sustuğun yerde birşeyler kırılıyor
bekleyiş diyorum caddelere, dalıp gidiyorsun
adını yazıyorum bütün otobüs duraklarına
öpüştüğümüz her yer adınla anılıyor
bir de seni ekliyorum susuşlarıma
selamsız saygısız yürüyelim sokakları
belki bizimle ışıklanır bütün varoşlar
geriye mapushaneler kalır, paslı soğuklar
adını bilmediğimiz doslar kalır yalnız
yüreğimize alırız onları, ısıtırız
gardiyan olamayız kendi ömrümüze her akşam
gidersen kar yağar avuçlarıma
bir ceylan sessizliği olur burada aşklar
fiyakalı ışıklar yanıyor reklam panolarında
durmadan çoğalıyor faili meçhul cinayetler
ve ölü kuşlar satılıyor bütün çiçekçilerde
bütün pencerelerde bekleyen benim
ve
o çalmayan bütün telefonlarda
aylardır konuşan da
kabul.
bir kez yolda karşılaşalım
onunla da avunacağım
adını sesimce duymaktan vazgeçtim
sesini duysam, susacağım
yel esiyor ama değirmen dönmüyor
karanlık bu
adın ekmeğe dönüşmüyor
Turgut Uyar
Kimse senin nelerle başa çıkmaya çalıştığını, neleri yendiği, yenemediğini, kimlerin yanında olmak istediğini, nelerin ağrıttığını başını, neler hissettiğini, neleri hissetmekten korktuğunu, içini, senden daha iyi bilemez. O yüzden dik yürü hep, kendine, sadece kendin lazımsın.
Sabahattin Ali
Ve biz,
milyarlarca, aşkın, yalanın, alçaklığın, kahramanlığın;
kapıları, kapakları, kuş uçmaz uzaklıkları ve ayrılıklarıyla, kahrolası yasaklarıyla
bu acayip kaos karanlığında,
biz ikimiz!
ki müthiş hasret,
iki parça can..
- ahmed arif -