Şakaklarından midene katran kıvamında bir şey akıyor. Yapma.
Yengiyle yenilgi arasında gidip gelen bir sarkaçsın. Olma.
Sen hayattasın. Altı üstü, hayatta. Ya.
Bir de kalbinin çoğalttığı rüzgarsın, göğsünün sol tarafında.
Anımsamak için unutmak gerek.
Ben anımsayamam. Ama bu yasa eski, bu gergef ondan eski. Ve herkes biliyor:
Anımsamanın ilk hecesi ah, ikincisi vah. Peki unutmak kaç hece, Akasya?
Ya benim takatim nereye kadar?