Gitgide daha çok kitap yayımlanıyor, daha doğrusu mayınlanıyor. Hemen basılıp hemen unutuluyor. Twitler, bloglar normalleşen deliliği kadın erkek herkese birkaç kelimeyle teşhir etme imkanı tanıyor. Kitaplar vıcık vıcık şeyler haline geldi, mutsuz çocukluklar,
aile cehennemleri, duygusal hezeyanlar, soluğu tükenmiş aşk talepleri. Satılmıyor ama önemi yok. Böylesi bir aşırı-üretim, genel demokratik iyi niyeti gösteriyor, arızalı harcama eşitliğini.
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Akıllı telefon bu işlerde kral. "Ateşli bir cinsel hayat hayali herkesin erişebileceği bir şey oluyor..Klasik karşılıklı ilişki alışkanlığı kayboluyor.Artık bu bir alışkanlık haline geliyor, ortalıkta dolaşıyor, telefonunu alıyor, bir mesaj çekiyorsun, üç mesaj birden geliyor. Bu egonu okşuyor. İnsanlar asosyalleşiyor, her an telefonlarıyla meşguller. Bu tıpkı bir uyuşturucu gibi, bırakmak istiyorum ama yapamıyorum . Kendini yalnız hissediyorsun, boş veriyor, devam ediyorsun. Bir ilişkinin yaratılması ve korunmasında zor olan her şeyin içi boşaltılmış..Ben de hepsini istiyorum, hemen! Buluşma bir sonraki otoparkta , işte oldu."
Cesetlerin üzerinden alınarak yerleri cenaze töreninden önce plastik tüplerle doldurulan kemiklere gelince, bunlar parçalara ayrılıyor, vida ve civatalarla şekillendirilerek ortopedide ve dişçilikte onlarca kullanım alanı buluyor. Ya da öğütülüp kimyasal ürünlerle harmanlanarak, yapay yapıştırıcılara göre çok daha üstün kalitede
olduğu için övülen cerrahi yapıştırıcılar elde ediliyor. Size insanın fena halde yapışkan olabileceği söylenmiş miydi ! Uzmanlaşmış
çevrelerde, en fazla aranan yapıştırıcının çok hoş bir adı var: "Stalin". Uzman buluşu.
Delilik intiharın avantajlarıyla gözünüzü
boyar: Artık dert yok, tasa yok, acı yok, sıkıntılı ay sonları yok, delilik yok, ay altında küllerin derin uykusu, kurban halesi, gerçek
zafer, nihayet.