Arina Ronya Ceylan

Arina Ronya Ceylan
*Ver bana günahımı geri* Instagram: ar.c_poetic
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
8/10
·144 syf.··
Beğendi
·
2021 12. kitabı
Aşk... İnsanı nasıl da ölüm döşeğine düşürüyor. Güzide Sabri (Aygün) (1883-1946) henüz 16 yaşındayken edebiyat dünyasına atılmış bir yazar. (İlk romanı Münevver'dir. Bu romanı, arkadaşının hayatından izler taşır.) Erken yaşta evlendirilir. Eşi Ahmet Sabri Aygün, Güzide Hanım'ın yazı yazmasını kısıtlar. Bu kısıtlamalara rağmen ikinci romanı olan Ölmüş Bir Kadının Evrak-ı Makturesi'ni yazar. Bu romanla birlikte edebiyat dünyasında tanınan bir yazar haline gelir. Güzide Hanım yaşamı boyunca üretken bir yazar olmuştur. Saygıyla anıyorum. Aşk, sadakat, vicdan, saygı, duyguların yükünün ağırlığı ve bunlarla yaşamak anlatılıyor. Kavuşulmayan aşkın iki hayatı da nasıl paramparça ettiği... Ana karakterimiz Fikret, annesini küçük yaşta kaybetmiş anneannesi tarafından büyütülen, saygılı, terbiyeli, güzel bir genç kızdır. Birtakım sebeplerden hastalanır ve eve doktor çağırılır. Gelen doktor (Nejat) ve Fikret arasında bir 'ilk görüşte aşk' yaşanır. Fakat bu aşkın önünde çok büyük bir engel vardır. Aşılamayacak bir engel. Fikret aşkını kalbine gömüp gider, babasının isteğiyle evlenir. Ama kalbine gömüp vazgeçtiği aşkı onu bırakmaz. Aşkın tesadüflerle derin bir ilişkisi vardır çünkü. Fakat aşk bazen ızdıraptır, ölüme sebebiyet verir. Hayatta en çok neyden kaçarsanız, en çok ona yakalanırsınız. Yaşanamayan aşk insanı öldürür derler, yaşanan aşk bir şekilde neticelenir, peki yaşanamayan aşk? Hep bir keşke, hep bir üzüntü, hep bir keder... Üzüntü, keder bütün hastalıkların başlangıcıdır. İlk adımları onlar atar ve sonu ölüme giden bir yola sürüklerler sizi.. Siz, siz olun üzüntünün ve kederin sizi ele geçirmesine izin vermeyin. Sonunuz Fikret gibi olmasın. Bir ihtimal daha var, o da ölmek mi dersin?
Edebiyat
Ölmüş Bir Kadının Evrak-ı MetrukesiGüzide Sabri Aygün · İş Bankası Kültür Yayınları · 20214,001 okunma
Emn dlc isimli okura yanıt verildi
Arina Ronya Ceylan
Kusura bakmayın henüz gördüm. Kitap imkansız bir aşkı anlatıyor. Yolların ayrılması ve beklenmedik bir şekilde tekrar karşılaşmasını. Okumaya değer bir kitap zannımca.
8/10
·144 syf.··
Beğendi
·
2021 12. kitabı
Aşk... İnsanı nasıl da ölüm döşeğine düşürüyor. Güzide Sabri (Aygün) (1883-1946) henüz 16 yaşındayken edebiyat dünyasına atılmış bir yazar. (İlk romanı Münevver'dir. Bu romanı, arkadaşının hayatından izler taşır.) Erken yaşta evlendirilir. Eşi Ahmet Sabri Aygün, Güzide Hanım'ın yazı yazmasını kısıtlar. Bu kısıtlamalara rağmen ikinci romanı olan Ölmüş Bir Kadının Evrak-ı Makturesi'ni yazar. Bu romanla birlikte edebiyat dünyasında tanınan bir yazar haline gelir. Güzide Hanım yaşamı boyunca üretken bir yazar olmuştur. Saygıyla anıyorum. Aşk, sadakat, vicdan, saygı, duyguların yükünün ağırlığı ve bunlarla yaşamak anlatılıyor. Kavuşulmayan aşkın iki hayatı da nasıl paramparça ettiği... Ana karakterimiz Fikret, annesini küçük yaşta kaybetmiş anneannesi tarafından büyütülen, saygılı, terbiyeli, güzel bir genç kızdır. Birtakım sebeplerden hastalanır ve eve doktor çağırılır. Gelen doktor (Nejat) ve Fikret arasında bir 'ilk görüşte aşk' yaşanır. Fakat bu aşkın önünde çok büyük bir engel vardır. Aşılamayacak bir engel. Fikret aşkını kalbine gömüp gider, babasının isteğiyle evlenir. Ama kalbine gömüp vazgeçtiği aşkı onu bırakmaz. Aşkın tesadüflerle derin bir ilişkisi vardır çünkü. Fakat aşk bazen ızdıraptır, ölüme sebebiyet verir. Hayatta en çok neyden kaçarsanız, en çok ona yakalanırsınız. Yaşanamayan aşk insanı öldürür derler, yaşanan aşk bir şekilde neticelenir, peki yaşanamayan aşk? Hep bir keşke, hep bir üzüntü, hep bir keder... Üzüntü, keder bütün hastalıkların başlangıcıdır. İlk adımları onlar atar ve sonu ölüme giden bir yola sürüklerler sizi.. Siz, siz olun üzüntünün ve kederin sizi ele geçirmesine izin vermeyin. Sonunuz Fikret gibi olmasın. Bir ihtimal daha var, o da ölmek mi dersin?
Edebiyat
Ölmüş Bir Kadının Evrak-ı MetrukesiGüzide Sabri Aygün · İş Bankası Kültür Yayınları · 20214,001 okunma
Mauna Kea isimli okura yanıt verildi
Arina Ronya Ceylan
Öneriniz için teşekkür ederim ✨
Harese nedir, bilir misin oğlum? Arapça eski bir kelimedir. Bildiğin hırs,haris, ihtiras,muhteris sözleri buradan türemiştir. Harese şudur evladım. Develere çöl gemileri derler bilirsin,bu mübarek hayvan üç hafta aç susuz çölde yürür; o kadar dayanıklıdır yani. Ama bunların çölde çok sevdikleri bir diken vardır. Gördükleri yerde o dikeni koparır çiğnemeye başlarlar. Keskin diken devenin ağzında yaralar açar, o yaralardan kan akmaya başlar. Tuzlu kanın tadı dikeninkiyle karışınca bu, devenin daha da hoşuna gider. Böylece yedikçe kanar, kanadıkça yer, bir türlü kendi kanına doymaz ve engel olunmazsa kan kaybından ölür deve. Bunun adı haresedir.
Sayfa 46·Kitabı okudu
Arina Ronya Ceylan
Demin de söyledim, hırs, ihtiras, haris gibi kelimeler buradan gelir. Bütün Ortadoğu'nun âdeti budur oğlum, tarih boyunca birbirini öldürür ama aslında kendini öldürdüğünü anlamaz. Kendi kanının tadından sarhoş olur.
Böyle sevilmek istemiyordum...
Beni bedensel olarak beğenmesi dışında benimle ilgili hiçbir şey bilmiyordu; taş nasıl yere düşerse öyle kapılmıştı bana; yeryüzünü yöneten yasalar, karşı koymak istese de onu kollarıma sürüklüyordu; böyle bir birlikteliğini düşüncesi karşısında geri çekildim ve kendimi geri tutmaya başladım. Böyle sevilmek istemiyordum.
Sayfa 34·Kitabı okudu
Enes Tayfur isimli okura yanıt verildi
Arina Ronya Ceylan
Herkesçe kabullenilmiş, benimsenmiş felsefi bir düşünceyi reddetmiş olmam bir nevi ihanet gibi karşılanabilir başkaları tarafından, olmayabilir de:)) Olup olmadığını sorgulanmak da felsefe değil midir?