Kitabın her bölümünde, daha önce hissettiğim ama anlamlandıramadığım durum ve duygularıma rastladım. Bunlarla ilgili yalnız olmadığımı, insana ve özellikle kadına ait bu güçlük ve zenginliklerin hayatın kendisi olduğu çıkarımında bulunabildim. Hayata atılmalı; ancak bunu yaparken bazen kendine dönmeli, duygularını yorumlayabilmeli ve bu yorumlar ışığında çıkarımlarına göre hareket etmelisin.
Yoğun bir kitap. Bir çırpıda bitirmek amaçlanmamalı; sindirerek, yavaş yavaş okunmasının daha anlamlı olacağını düşünüyorum. Bu kitabın daha çok kişi tarafından okunmasını ümit ediyorum.
Danimarkalıların, özellikle sürekli evde vakit geçirmek zorunda oldukları uzun ve karanlık kış mevsiminde, mutluluğu aslında gündelik hayatta yapılan küçük şeylerde, battaniye altında içilen sıcak kahvede, loş mum ışığında, en yakınlarla oturulan sofrada, şükran duygusunda bulduklarını anlatıyor kitap. Bizim de Covid-19 salgını döneminde evde çokca vakit geçirmek zorunda olduğumuz bu dönemde, bu sıcak kitapta evde mutluluğa dair ipuçları bulmaya çalıştım. Yaşadığımız ortamı güzelleştirmeye dair küçük öneriler gerçekten insanda hygge ve mutluluğa dair umut oluşturuyor. Ancak gördüm ki şuan içinde bulunduğumuz belirsizlik, en sevdiklerimizden ayrı kalmamızı gerektiren bu ortamda, maalesef kitap mutluluğu açıklamakta benim için yetersiz kaldı. Hayatımın farklı bir döneminde okusaydım eminim ki farklı çıkarımlarım ve yorumlarım olurdu bu tatlı kitap ile ilgili. Sonuç olarak kitaplığıma renk katan bu güzel kapaklı kitabı, arada çıkarıp, mutluluğa dair farklı bakış açılarıyla okuyacağımı düşünüyorum.
Okumam sırasında; Pamuk'un benzersizce aktarmayı başardığı gözlemlerine ve akıcı diline rağmen kesin yargılarla kitabın konusunu bayağı bulduğum, basit, takıntılı bir aşk hikayesi olarak değerlendirdiğim, sıkıldığım anlar oldu. Kitabı bitirmiş ben; basit bir aşk romanından daha fazlasını bulduğum, gerçek ve kurgu arasında gidip gelirken İstanbul'un ara sokaklarında Kemal ile birlikte kaybolduğum, romanı elle tutabilmek hissini yaşıyorum. Bu deneyimi anlatmak güç; ilgisini çekenlere kitabı okumalarını öneririm.
Argo dili ve tarzı nedeniyle herkese hitap etmeyebilir. Çevremde kitabı anlamakta zorlananlar olmuştu. Ancak ben çok severek okudum, bir şans verip okumaya devam ettiğinizde ve hikayeye alıştığınızda akıp gidiyor kitap. İyilik, kötülük, mutluluk ve seçme hakkı üzerine alışılmadık bir hikaye üzerinden düşündüren, etkileyici bir kitap.
Otomatik PortakalAnthony Burgess · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2009112,9bin okunma
Okumaya değer bir kitap. İnsana dair verilen ayrıntılar farklı bir bakış açısı kazandırıyor. Çok akıcı olduğunu söyleyemesem de iyi ki okudum dediğim bir kitap oldu.