hasim artuk

hasim artuk
@Artukhasim
9/10
·272 syf.··
Beğendi
·
2026 3. kitabı
·
20 günde okudu
·
Okunma: 24 Mayıs 2026 13:33
Benim gözümde Beyaz Diş, tamamen bir hayvanın dünyasından bakarak insanı ve onun en çıplak hakikatini anlatan sarsıcı bir romandır. Kitabı okurken derinden hissettim ki, insanın asıl özü sevgidir; hayatın getirdiği ağır koşullar, adaletsiz durumlar ya da yaşanılan acımasız ortam bu özü ne kadar derine gömüp baskılarsa baskılasın, ruh o saf şefkati er ya da geç hatırlar. Beyaz Diş’in maruz kaldığı gaddarlıklar onun içindeki ışığı yok edemedi; aksine, London’ın da kitabında "Koşullar onu amansız bir savaşçı yapmıştı ama bu süreçte içindeki o yumuşak şey henüz kopmamıştı" diye belirttiği gibi, yaşadığı tüm bu zorlu durumlar onu hayata karşı sadece daha dirençli ve güçlü kıldı. Kendisine uzanan o ilk şefkatli elle birlikte içindeki koridorları yeniden sevgiyle aydınlatan bu karakter, bana ne kadar kırılırsak kırılalım özümüzün her zaman sevgiye döneceğini ve bizi biz yapan şeyin uğradığımız darbeler değil, onlara karşı geliştirdiğimiz o asil direnç olduğunu gösteriyor.
Beyaz DişJack London · Puslu Yayıncılık · 202195,6bin okunma
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
İçsel doyum
9/10
·517 syf.··
Beğendi
·
2026 2. kitabı
Jack London’ın Martin Eden’ı, aslında bir başarı hikâyesinden ziyade, bireyin kendi yarattığı devasa anlam dünyasının, toplumun sığ ve yapay gerçekliğiyle çarpışıp tuzla buz oluşunun trajik bir dökümüdür. Martin’in yolculuğu, özündeki o saf enerjiyi, burjuvazinin pırıltılı ama içi boş değerlerine kurban etme sürecidir. ​Bunu biraz daha açarsam yazarın kitaptaki kelimeleri ve insan tasviriyle Martin Eden’ın ganel roman akışını şu eksenlerde toplayabiliriz. ​Kitap, modern insanın ve burjuva sınıfının "başarı"yı, kişinin özgünlüğü üzerinden değil, ona atfedilen etiketler üzerinden değerlendirdiğini sert bir dilde eleştirir. Martin, açlıktan ölürken kapısını yüzüne kapatanların, o ünlü olduktan sonra sadece "isminin" peşinden koşması, tam da bahsettiğiniz o yapay şeylere tapınışın zirvesidir. ​Burjuva sınıfı, reel olanın (yani Martin’in dehası ve emeğinin) değil, güncel ve dogmatik olanın (para, şöhret, statü) peşindedir. Onlar için bilgi veya sanat, birer gelişim aracı değil, sosyal birer aksesuardır. Martin, hayranlık duyduğu bu sınıfın aslında ne kadar sığ olduğunu anladığında, o güne kadar taptığı her şeyin birer yalan olduğunu fark eder. ​Dİkkatimi çeken gerçek hayattaki gibi içsel iflas. Tüm Benliğini Vermenin Getirdiği "İçsel İflas" ​Martin, hayatın anlamını tek bir hedefe —Ruth’a ve o sınıfın bir parçası olmaya— bağlamıştır. Bu hedef uğruna tüm entelektüel ve fiziksel gücünü ortaya koyar. Ancak trajedi şudur: İnsan, tüm benliğini tek bir amaca verip onu başardığında, elinde uğruna savaşacak hiçbir şey kalmaz. Başarıya ulaştığı an, Martin için "hayatın zevki"nin bittiği andır. Çünkü o, zirveye çıktığında orada bulmayı umduğu o kutsallığın yerinde koca bir boşluk görür. Hedeflediği dünya artık ona yabancı, geldiği eski dünya (işçi sınıfı) ise artık ona dardır.
Martin EdenJack London · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2025135,1bin okunma
2+2
9/10
·352 syf.··
2025 13. kitabı
Yazar kalemini yine ustaca kullanmış.Edebiyat açısından olduğu kadar felsefi ve sosyo-politik açılardan derin bir kitap. Okurken çoğu yerde durup düşündüğümü ifade etmem gerek.Savaşlar da despotluk ve insanlığın selli bir kesimi hizmet ettmek icin yaratıldığını net bir şekilde gösteriyor. "Eğer gücü sorgulamazsan, güç seni sorgular” mesajını çok güçlü bir şekilde veriyor. Aynı zamanda, okuması kolay bir “sadece hikâye” değil — bir siyasi ve entelektüel metin olarak göze çarpıyor. Okuduğum her dönemde farklı şeyler fark edebileceğim bir kitap. Bu yönü ile evrensel ve her zamana ışık tutan yapıya sahip. Değişmeyen hiçbir şey olmaz dünyada şartlara bağlı olarak tıpkı 2+2'nin 5 etmesi gibi
1984George Orwell · Can Yayınları · 2023200,2bin okunma
9/10
·392 syf.··
2025 10. kitabı
"Anneciğim, ne söylüyordu?" "Birinci heykel Yusuf'um, öğüt dinlemeyen kişilerin halini anlatıyor ve sözler bir kulağından girip diğerinden çıkanlarım ziyanda olduklarını fısıldıyordu. İkinci heykel her duyduğunu dillendiren boşboğazları yeriyor, böylelerin hayatta sevilmeyen insanlar olacağını ima ediyordu bir tanem. Bu iki heykele benze yenler, yani duydukları bir kulağından girip diğerinden çıkanlar lle, her duyduğunu hemen başkalarına dillendiriverenler değer siz insanlar olarak yaşarlardı. Oysa Decan Ojeda, 'biri digerle rinden farklı' demişti. Bu üçüncü öğüt gerçekten de farkhydive buna göre davranan kişi toplum içinde itibar kazanırdı./ İkinci defa okuduğum ilk eser .
Efsaneİskender Pala · Kapı Yayınları · 202016,5bin okunma
Huzursuzluk
9/10
·160 syf.··
Beğendi
·
2025 6. kitabı
Bir Livaneli eserinin daha sonuna geldim. İnsanlık doğuşundan süregelen sorunları en gerçekçi ve doğal haliyle kaleme almış. Savaşlar daima bir kesimi ciddi şekilde yaralar ve en kötü hali de savaşı yaşayan kesimin insanlıktan umudunu kesmesi durumudur. Eserin başlangıcından alıntı ile "Harese nedir, bilir misin oğlum? Arapça eski bir kelimedir. Bildiğin o furs, haris, ihtiras, muhteris sözleri buradan türemiş-tir. Harese şudur evladım: Develere çöl gemileri derler bilirsin, bu mübarek hayvan üç hafta yemeden içmeden, aç susuz çölde yürür de yürür; o kadar dayanıkhdır yani. Ama bunların çölde çok sev-dikleri bir diken vardır. Gördükleri yerde o dikeni koparır çiğne-meye başlarlar. Keskin diken devenin ağzında yaralar açar, o ya-ralardan kan akmaya başlar. Tuzlu kanın tadı dikeninkiyle ka-rışınca bu, devenin daha çok hoşuna gider. Böylece yedikçe ka-nar, kanadıkça yer, bir türlü kendi kanına doyamaz ve engel olun-mazsa kan kaybından ölür deve. Bunun adı haresedir. Demin de söyledim, furs, ihtiras, fiaris gibi kelimeler buradan gelir. Bütün Ortadoğu'nun adeti budur oğlum, tarih boyunca birbirini öldürür ama aslında kendini öldürdüğünü anlamaz. Kendi kanının tadın-dan sarhoş olur." diyerekten savaşlar kaçınılmaz ve belli bir kesimi hep yıkıp geçmiştir ama tuzun kana karışmasının verdiği haz onu vazgeçilmez yapıyor(!)
HuzursuzlukZülfü Livaneli · Doğan Kitap · 2017117,7bin okunma