“Yaşlı adam, ‘Nereye gidersen git, yanlış yapman gerekecek. Bu hayatın temel şartı, kendi kimliğine aykırı davranmak zorunda kalmak. Bir noktada, her canlının bunu yapması gerekiyor. Nihai karanlıktır bu, yaradılışın bozguna uğramasıdır; hayatla beslenen, evrenin her yanındaki lanettir bu.’ dedi.”
“Tanrım diye düşündü; benim durumum onunkinden daha kötü. Mercer kendisiyle çelişen bir şey yapmak zorunda değil. Acı çekiyor ama en azından kendi kimliğine aykırı davranması gerekmiyor.”
Mümkün mü bu?
Evet, mümkün!..
Nasıl?
Unutarak!
Unutarak mı?
Elbette!.. Unutmak olmazsa insanoğlu nasıl yaşardı bunca acı ortasında?
Ya hatırlamak!..
Evet, o da var. Ömür böyle geçiyor işte; kâh unutup kâh hatırlayarak.