Ayşe Sayım

6/10
·176 syf.··
2026 13. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 28 Şubat 2026 16:01
Kadın meselelerine eğildiğinden belki de, Tsushima’nın bu kitabını Türkçede görür görmez bir okuma arzusu kapladı içimi ve ilk fırsatta temin ettim. 70’lerin Tokyo’sundayız. Eşinden yeni ayrılmış genç bir anne çocuğu ile kendine yeni bir hayat kurmaya çalışıyor. Boşanma süreci, kızı ile yeniden şekillenen ilişkisi, yeni düzenine alışması… tipik bir ‘evlilikten yalnızlığa geçiş yapan kadın’ anlatısı. Bu temayı yüz ayrı kadın anlatsa yüzünü de merakla okurum, çünkü her anlatının ruhu farklı olur. Bu yönüyle kendime yeni bir şey daha kattığım için mutluyum. Fakat bu kitabı sevdim mi diye kendime sorduğumda gönül rahatlığı ile evet diyemiyorum. Nasıl diyeyim, bir şey eksik, bir yavanlık var anlatıda. Ya da ben her kadının kaleminde bir Ferrante, bir Annie Ernaux yada ne bileyim bir Jamaica Kincaid ruhu aradığım için belki de beğenemedim bu kitabı. Gerçi, Japon edebiyatında hangi kitabı elime alsam yarım bıraktığım için, bu kitabı tek satır dahi atlamayarak bitirmekle büyük iş çıkardım diyebilirim.
Işığın AlanıYūko Tsushima · Can Yayınları · 202537 okunma
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim

Ayşe Sayım

, bir kitap okudu
6/10
·176 syf.··
4 günde okudu
·
Okunma: 28 Şubat 2026 16:01
·
2026 13. kitabı
Yūko Tsushima
7.3/10 · 37 okunma
Yetişkinliğin böyle can sıkıcı olduğunu bilseydim çocukluğumun tadını daha çok çıkarırdım.

Ayşe Sayım

, bir kitap okudu
6/10
·216 syf.··
3 günde okudu
·
2026 12. kitabı
Banu Mushtaq
7.4/10 · 936 okunma
9/10
·144 syf.··
Beğendi
·
2026 11. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 18 Şubat 2026 16:01
Modern edebiyat, sen nelere kadirsin! Edebiyatta “sıradanlığın sıra dışılığı” dediğim noktalardan birindeyim yine. Bir aldatma öyküsü, bu sefer bir erkeğin ağzından. İtalya’da, Napoli-Roma bandında bir yerlerdeyiz. Aldatan bir erkek, aldatılan bir eş-anne ve iki çocuk. Kitap üç ana bölümden oluşuyor. İlk bölümde eşi tarafından aldatılan Vanda’nın eşine yazdığı mektupları, ikinci bölümde ailenin hikayesini ve sadakatsiz eş Aldo’nun aldatma motivasyonunu kendi ağzından, üçüncü bölümde bütün bir hikayeyi çocukların penceresinden okuyoruz. Yıl 1970’ler. Vanda ve Aldo üniversite yıllarında tanışır ve okul bitince evlenirler, bir kız bir erkek iki çocukları olur. Vanda kendini çocuklarına adamış bir ev hanımı iken Aldo üniversitede asistan olarak çalışmaktadır. 70’li yılların üniversite koridorlarına sinmiş politik atmosferi ve dönemin genç insanlarının evliliğe mesafeli yaklaşan ve dahası bu kurumu son derece küçümseyen bakış açısı Aldo’yu aile yaşamından soğutur. Önce bir bahane ile yüzük yakmayı bırakan Aldo zamanla öğrencisi olan genç bir kızla aşk yaşamaya başlar. Bu aynı zamanda Vanda’nın hayatında, sonu belki de hiç gelmeyecek olan inişli çıkışlı bir dönemin başlaması demektir. Vanda’nın mektuplarından Aldo’nun bu sadakatsizliğinin onun ruhunu nasıl bir uçuruma sürüklediğini okuruz. İkinci bölümde ise Aldo bütün açıklığıyla aldatma öyküsünü, ailesini nasıl paramparça ettiğini, çocukları ile arasına koyduğu mesafeyi ve genç sevgilisi ile ilişkisindeki dinamiğin yıllar içinde nasıl değiştiğini anlatır. Üçüncü ve beni en çok sarsan bölümde bir babanın sadakatsizliğinin çocukların bütün bir hayatını nasıl değiştirdiğini kız kardeş’in ağzından dinleriz. Erkek kardeş farklı kadınlardan çocuklar yapar ama hiç bir zaman bir aile kurmaz, kız kardeş evlenmediği gibi asla
BağlarDomenico Starnone · Yüz Kitap · 20181,128 okunma