Bize hakikaten en uygun partner, mucizevi bir şekilde bütün zevklerimizin ortak olduğu kişi değil, zevklerimizin arasındaki farklılıkları akıl yoluyla bir içtenlikle müzakere etmeyi beceren kişidir.
Tebrikler! Manguel’den yine sınıfta kaldınız.
Kendi okurluk yolculuğumda Manguel okumayı kör gözle bir yolu yürümeye benzetiyorum. Tam işte oldu, yola alıştım diyorum, ayağıma bir şey takılıyor hoop yere kapaklanıyorum. Ve Manguel sanki kulağıma şöyle fısıldıyor; benim bir ömür edindiğim birikimi sen bir anda bitirip kenara koymayı nasıl düşünebiliyorsun? Haklı!!!
Okuma günlüğü üzerine yazdığım incelemede değinmiştim. Manguel okumak sabır, zaman ve birikim istiyor. Eserlerinde sürekli başka yazarlara ve edebi eserlere atıf olduğundan anlatının kabuğunu kırmak için entellektüel birikiminizin olması şart. Bu kitap için derin bir edebi birikime ihtiyacınızın olduğunu söyleyemem tabi ama yine de insana kendini cahil hissettiren bir akışı var.
Okumanın tarihine iniyor yazarımız. İlk çağlardan başlayan bir yolculuk, kağıdın kalemin bile olmadığı günlerden. Okumak nedir? Okumanın çeşitleri, yazmakla ilişkisi… gibi bir dizi temayı tarihi olaylar, kişiliklerle ilişkilendirerek bir bilgi şöleni sunuyor. Açıkcası benim için biraz zor bir okuma oldu çünkü yoğun bir bilgi aktarımı var eserde. Mevsim yaz diye midir nedir - hadi bahanemi de öne sürmüş olayım- bu denli yoğun bir çalışma bende bir yorgunluğa sebebiyet verdi. Öte yandan çok şey öğrendim, bu ayrı.
Teşekkürler Manguel, güzel bir yolculuk oldu.
Okumanın TarihiAlberto Manguel · Yapı Kredi Yayınları · 2025283 okunma