İlk öncelikle gerçek konudan sonra ise bu seriyle olan bağımdan konuşmak istiyorum. Konusuna gelirsek, başta ana karakterimiz olan 25. Bam'ın kuleye girişini ve amacının sadece tek arkadaşı olan Rachel'den ayrı kalmamak olduğunu görüyoruz. Mağara benzeri yerde yaşayan Bam, yanında olan tek kişiyi kaybetmemek için onu takip eder ve ona yeni gelen bu hayata adapte olmaya çalışır. Kule her katta zorluğu artan en yukarıda ise bir nevi tanrılığı vadeden bir yapıya sahiptir. Küçük hedefi için bu yükün altına giren Bam... Aslında hayatının bundan ibaret olmadığını anlar. Seri asla bir kaçan kovalanan serisi değil. Kendi karakter derinliği başka hiçbir seriyle karşılaştırılmayacak olan derin bir ütopyadır. Ana karakter gerçek kimliğini bu yolculukta öğrenir. Kim olduğu, bu kulenin kaderini değiştiren yegâne şeydir.
Kendi bağıma gelecek olursak kral Zahard'ın geçtiği her diyalog da çığlık atmamak için zor tuttum kendimi. O kadar çok seviyorum ki seriyi, o kadar muhteşem bir şey ki... 2018'den beri takip ettiğim çok sevdiğim hatta kapanana kadar sosyal medyadan fan sayfalığını yaptığım bir serisidir. Kitap çıkar çıkmaz almıştım ancak okumaya asla kıyamıyordum. Çıkan bütün kitaplarını topladım ve toplamaya da devam edeceğim. Aksiyonu var olan bütün serilere rakiptir. Fos, popüler kültür haline gelmiş serilerin aksine arkası dolu ve derin bir vizyona sahiptir. Abartıyor gibi görünebilirim ancak seri güncel olarak 600 küsürlerde. Güncele gelmemiş biri için bu dediklerim abartı, güncelde olan biri için ise ancak gerçekliktir. Hem yeni basımı hem animenin ve webtonun yeni sezonunu merakla bekliyorum.